Blog





E-Bülten

Haberler





Hava Durumu

Müzik Yayını

28713 Ziyaretçi

İSTANBUL

İSTANBULUN TANITIMI,TURİZM VE KENTLEŞME TRENDLERİ


I.          İSTANBULUN TANITIMI

II.         İSTANBUL VE TURİZM

III.        TURİZM SEKTÖRÜNDE GELİŞMELER

IV.        TATİL ÇEŞİTLEMERİ VE KOMBİNASYONLAR

V.         İSTANBULDA TURİZMDE GELİŞMELER

VI.        İSTANBULUN YÜZÜNÜ DEĞİŞTİRECEK PLANLAR

VII.       İSTANBUL  YEREL VE MERKEZ YÖNETİMİNİN TURİZM İÇİN FAALİYETLERİ

VIII.      EK: FATİH-AYVANSARAY YENİ BİR PRAG OLACAK!

IX.        EK: KADİKÖY-İSTANBUL İLÇESİNİN TURİZME KAZANDIRILMASI


I. İSTANBULUN TANITIMI

 Orada, Tanrı ve insan, doğa ve sanat hep birlikte, yeryüzünde öylesine mükemmel bir yer yarattılar ki, görülmeğe değer.” Bir koluyla Asya'ya, diğeriyle Avrupa'ya uzanarak iki kıtayı da kucaklayan kenti Lamartine böyle tanımlıyor. Başkentler başkenti olarak bilinen, önce Roma, ardından Doğu Roma (Bizans) İmparatorluğu ve kıtalara hükmederek büyük barış coğrafyaları yaratmış, Osmanlı İmparatorluğuna başkentlik yapan İstanbul, geçmişin ihtişamını gururla korurken modern bir geleceğe doğru ilerlemektedir. İstanbul'daki çeşitlilik ziyaretçileri gerçekten büyülemektedir. Müzeleri, kiliseleri, sarayları, camileri, pazar yerleri ve doğal güzellikleri bitmez tükenmez nüanslar sunmaktadır.

1.TARİHİ YARIMADA:

Şehrin en güzel anıtları, Haliç-Marmara Denizi-Surlar arasında kalan tarihi  yarımadada yer alır. Kentin tepelerinden yükselen 500'ü aşkın caminin silueti baş döndürücü bir atmosfer yaratır. İnsan kendini geçmiş zamanla bugün arasında bir rüyada gibi hisseder! Altı minaresiyle İstanbul'un sembolü haline gelen, dekorasyonunda kullanılan mavi çiniler nedeni ile "Mavi Cami" diye anılan ve 17. yüzyılda yapılmış olan Sultanahmet Camii'ni mutlaka görmelisiniz. Karşısında, İmparator Justinien zamanında kilise olarak inşa edilmiş olan ünlü 6. yüzyılda yapılmışAyasofya ibadet yeri  yer alır; mimari hünerler örneği olan bu yapı, Hz. İsa'yı, Hz. Meryem'i ve imparatorları tasvir eden nefis mozaik panolarla bezenmiştir. Bir başka tepeden bu iki muhteşem abideyi seyreden  Süleymaniye Camii  ise Osmanlı mimarlık sanatının zirvesidir. Kanuni Sultan Süley-man'ın isteği üzerine Mimar Sinan tarafından  16. yüzyılda inşa edilmiştir. Bunların yakınında Aya Sofya ibadet yeri öncesi 5. yüzyılda yapılmış Aya İrini Kilisesi bulunur.Bu Kilisede bugün mükemmel akustiği nedeniyle klasik müzik konserleri verilir.

Marmara'ya ve Boğaz'a hakim bir tepe üzerinde, 15. yüzyılda tamamlanan ve 400 yıl boyunca Osmanlı sultanlarına konutluk ve siyasi merkezlik etmiş olan Topkapı Sarayı yer alır. Topkapı'da Çin Porselenleri koleksiyonunu, altın işlemeli ve değerli taşlarla süslü tahtları, sultan kostümlerini, masallardakileri andıran mücevherleri, nadir elyazması kitapları, yüzyıllarca merak uyandırmış olan harem salonlarını görebilirsiniz. Ayasofya ile Sultanahmet Cami arasında araba yarışlarının yapıldığı Bizans Devrinin ünlü Hipodromu ve bu Hipodromun orta yerinde, bu dönemden kalma üç dikilitaş bulunur. Tarihi Sultanahmet meydanının etrafı Ayasofya, Haseki Hürrem Hamamı, Sultanahmet Camii,Hippodrome, Dikilitaş (milattan 1500 yıl önce)  gibi tarihi eserlerle çevrilidir.Yerebatan Sarayı(Bizans döneminde, 6. yüzyılda  yapılmış en önemli su sarnıçlarından biridir. 11. yüzyıla ait en güzel Bizans devri eserlerinden biri sayılanKariye ibadet yeri mozaik ve fresklerle süslü orijinal dekorunu muhafaza etmektedir. İstanbul'da görmeden edemeyeceğiniz bir başka mekan da Eyüp Camiidir. Burası 15. yüzyılda yapılmıştır ve Eyüp Sultan'ı ziyaret edip manevi haz arayanlara güvercin sesleriyle her an cıvıl cıvıl bir ortam sunar.

İstanbul tarihsel yapılarınn yeniyle buluştuğu, yenilendiği bir şehirdir aynı zamanda. Kapalıçarşı labirentvari  17. yüzyılda bitirilmiş yapısıyla, geçmişin hülyalı günlerinin izlerini taşımakta ısrar ederken bir yandan da modern dünyanın yepyeni ürünlerini serer önünüze; büyüleyici mücevherler, bakır eşyalar, halılar, çeşit çeşit deri ve süet giyim...... Aynı yüzyıla ait Mısır Çarşısı diğer bir tarihi eser harikasıdır.Cazibesine kapılınca en ufak bir yorgunluk duymadan saatlerce dolaşabilirsiniz bu çarşıda. Tarihi yarımadanın batı ucunda yer alan semtte farklı İmparatorlukların önemli dini, idari ve sivil yapıları yer almaktadır. Araç trafiği sıkışsa bile metro ile insan İstanbulda çabuk istediği yere ulaşıyor.  

Haliç: Uzun ve dar, boynuz biçimindeki Haliç İstanbul'un Avrupa tarafını bölmektedir. Dünyanın en tabii limanlarından biri olduğundan Bizans ve Osmanlı donanmaları ve ticari gemicilikle ilgilenenler burada toplanmışlardır. Gurup vakti suyun altın rengini aldığı bu yerin kıyıları bugün hoş parklarla ve yürüme alanlarıyla çevrilidir. Haliç'in ortasına doğru gidildiğinde yer alan Fener ve Balat semtlerinde, Bizans ve Osmanlı döneminden kalma ahşap evler, kiliseler ve sinagoglarla dolu sokaklar bulunmaktadır. Bulgar Ortodoks Kilisesi de burada oturmaktadır. Biraz yukarıdaki Eyüp, Osmanlı mimarisinde oymacılığın yansıdığı bir yerdir. Tepelerin yamaçlarını yer yer koyu selvilerin bulunduğu mezarlıklar kaplamaktadır. Dualarının kabul göreceğine inananlar buradaki Eyüp Türbesini ziyaret ederler. Bu tarafa bakan tepedeki Pierre Loti Kahvesi manzaranın keyfine varmak için mükemmel bir mekandır.

Tarihi yarımadanın Marmara deniz sahilinden Batıya doğru gidildiğinde Kumkapı balıkçı restoranlarının yanından geçip  Bakırköy marinalarına varılır. Orada deniz kıyısında güzel kafeler  ve restoranlar bulunur. Batıya doğru yolumuza devam etiğimizde Yeşilköy hava alanına ulaşılır. Hava yollarının Bakırköy-Yeşilköy hava alanı arasında otobüs seferleri vardır.Yeşilköyün yanındaki Yeşilyurt da parklar, sahilde güzel kafeler, oteller ve restoranlar yan yana serilmiştir. Yolumuza devam etiğimizde İstanbulun Kumburgazın ve Silivrinin popüler tatil yerlerine varırız.Buralarda birçok İstanbullularının yazlık evleri  bulunmaktadır. Burası harika restoranları, spor ve sağlık merkezleri ile büyük bir tatil yeridir. Konferans merkezi de iş - tatil karışımı faaliyetleri ve "kültür turizmi" için şehrin hızlı temposundan kaçan iş adamlarını çekmektedir. Tarifeli deniz otobüsü servisi İstanbul'u Silivriye bağlanmaktadır.

2.AVRUPA YAKASINDAKİ HALİÇİN KUZEYİNDEKİ KISIM:

Beyoğlu ve Taksim: Beyoğlu yapıldığı devrin özelliklerini koruyan, 100 yıl evvelki Avrupa tesirli mimari mirasıyla görülmeye değer bir semttir. Avrupa'nın ikinci eski metrosu Tünel halen en kısa metro unvanını korumaktadır. Metroile kulesi bir sembol haline gelen Galata bölgesine geçmek mümkündür. Tünelin üst ucu Istiklal Caddesininbaşlangıcıdır. Eski tramvayların tekrar servise konulduğu, yalnız yayalara açık cadde, Cumhuriyet devrinde konsolosluklara tahsis edilen eski elçilik binaları ile çevrilidir. Tünelin üst kısmında, İstiklal Caddesinin başlangıcındaki Divan Edebiyatı Müzesi (Mevlevi Tekkesi - 18. yy. eseri) güzel bir yapıdır. Caddenin iki yanında birbirinden meşhur mekanlar vardır. Bir yanda Galatasaray Lisesi, karşı sırada rengarek, otantik restoranları ve Balık Pazarını içine alanÇiçek Pasajı... Sonra cadde boyunca sinemalar, tiyatro, kafe, lokanta ve eğlence yerleri... Taksim meydanına ulaşan cadde eski parlak, hareketli, daima kalabalık gün ve gecelerine yeniden kavuşmuştur. Türk'ün Kurtuluş Savaşını, Atatürk ve arkadaşlarını sembolize eden, göz okşayan abide Taksim meydanını süslemektedir. Yeni metronun ana terminali meydanın altında, Atatürk Kültür Merkezi de kuzeyde yer almaktadir. Beş yıldızlı Hyatt ve Intercontinental Otelleri Taksim Parkındadır, Istanbul Hilton Oteli de buradadır. Sınıfında Türkiye'de yapılan ilk otel olan Hilton (1955) halen en meşhur ve en iyi olma özelliğini korumaktadır. Radyo Evi, türünün en zenginlerinden olan Istanbul Askeri Müzesi, Lütfü Kırdar Kongre Sarayı, Açık Hava Tiyatrosu da bu civardadır. Taksimden yer altı metrosuna binip çok çabuk Şişli, Levent, Ulus ve Etiler gibi güzel kafeleri, barları ve alış veriş merkezleri bulunan şık semtlere varırız. İstanbul’da trafiğe yakalanmadan geniş deniz ulaşım ağı olanaklarını kullanarak gezmek de yarar var.

3.BOĞAZ:

Avrupa ve Asya'yı ayıran Boğaz'da Karadeniz'e doğru geleneksel ve unutulmaz bir deniz gezisi yapmadan İstanbul ziyareti tamamlanmış sayılamaz. Büyük bir ihtişam ve saf bir güzellik yansıtan kıyıları geçmiş ve günümüzün karmasıdır. Yalıların yanında modern oteller, taştan hisarların yanı başında rustik saraylar ve küçük balıkçı köylerinin hatırasını taşıyan semtlerde şık yapılar... Boğaz'ı görmenin en iyi yolu kıyılarında zig zag çizen yolcu vapurlarından birine binmektir. Eminönü'nden başlayan gezi sanki bir bayramda akraba ziyaret ediyormuş gibi sırayla Boğazın Asya ve Avrupa kıyılarına uğranarak devam eder. Gezi, aşağı yukarı 6 saat sürmektedir. Eğer gezi özel bir biçimde gerçekleştirilmek istenirse, bu konuda gece veya gündüz kısa düzenlemeler yapan ihtisaslaşmış acentalara başvurulabilinir.

Boğaz'da bir vapur gezisi, unutulmaz anılarınız arasına girecektir. Boğaz'ın iki yakasında sıralanan her birinden ayrı bir sevda masalının sulara yansıdığı asude ve emsalsiz yalılar, 20. yüzyılda yapılan lüks villalar, Dolmabahçe, Göksu ve Beylerbeyi Sarayları 19. yüzyılda Rokoko stilinde yapılmıştır. Rumeli ve Anadolu Hisarları, balıkçı köylerinden kalma izler, lokantalar, çay bahçeleri, parklar, gece kulüpleri sizi büyüleyebilir. Aynı günde Karadeniz'in vahşi sahillerinde denize girip ardından Marmara'nın sakin kıyılarında bir çay bahçesinde bir fincan kahvenizi yudumlarken belki de tarihe geçecek anılarınızı kaleme alabilirsiniz. Eşsiz tarihi ve kültürel geçmişi ve sayısız cazibesine ilave olarak modern oteller, istisnai lokantalar, gece kulüpleri, kabareler, tarihi çarşılar ve dükkanlar İstanbul'u konferans ve kongreler için dört dörtlük bir mekan yapmaktadır.

Ortaköy: Boğazın en güzel yerine tahtlanan, zamanında padişahların sayfiye yeri olan Ortaköy Osmanlı Dönemi'nden beri ilgi çeken bir yerleşim merkezidir. Bugün Çırağan Sarayı (19. yüzyılda Rokoko stilinde yapılmıştır), Kabataş Erkek Lisesi, Feriye, Princess Oteli, ve cami kilise ve sinagog üçgeninde yer alan Ortaköy, çarşısı ve içindeki seyyar "entel pazarı", hediyelik eşya dükkanları, kafeleri, barları ve restoranlarıyla İstanbulun önemli eğlence ve alışveriş merkezlerinden birisidir.

Sarıyer: Tarabya'dan sonraki virajdan Boğaziçi'nin Karadeniz'e kavuşması ilk defa görünür. Buradan Sarıyer semti içlerine kadar elçiliklere ve şahıslara ait eski yazlıklar ve balık lokantaları sıralıdır. Büyükdere'den ayrılan dar bir yol orman içlerini aşarak, bentleri geçerek Karadeniz sahillerine, meşhur Kilyos plajlarına ulaşır.İstanbul'un dışından 25. km.de, Karadeniz'in Avrupa kıyısında Kilyos'un geniş kumsalları yaz aylarında İstanbulluları çekmektedir. Karadeniz'den içeride, Avrupa kıyısındaki Belgrad Ormanı İstanbul'un çevresindeki en geniş ormandır. İstanbullular, hafta sonlarında, gölgeliklerinde, mangallı aile piknikleri yapmak amacıyla arabalarıyla buraya giderler. Yöredeki 7 adet eski su deposu ve bazı doğal kaynaklar farklı bir atmosfer oluşturur. Osmanlı su kemerlerinden 16.'ncı yüzyılda Mimar Sinan tarafından yapılan Moğlova Su Kemeri en muhteşemidir. Golf Kulübü'nün üzerinden geçen yine Sinan'ın eseri 800 m. uzunluğundaki Sultan Süleyman Su Kemeri Türkiye'deki su kemerlerinin en uzunlarından biridir.

Sarıyer ve sonraki Rumeli Kavaği vapur seferleri ile Boğazı gezenlerin Avrupa yakasındaki son iskeleleridir. Balık lokantaları ile şöhretli her iki komşu semt ve karşı kıyıda bulunan Anadolu Kavağı tatil günleri çok kalabalık olur. Boğaziçi bu yerleşimleri geçtikten sonra sadece yeşil koruluklarla örtülü yamaçlara sahiptir. Her iki kıyıda son yerleşimler Karadeniz'e komşu Anadolu ve Rumeli Fenerleri ile balıkçı köyleridir.

4.ANADOLU YAKASI

Üsküdar:

Üsküdar, Kız Kulesi ile bütünleşen bir semttir. Karşıya, Avrupa'ya geçişin iskelesidir. Meydandaki 16. yüzyıl camileri, ortadaki abidevi çeşme, sahildeki minyatür Şemsi Paşa Cami ve Medresesi Türk sanatının güzel örnekleridir. Tarihi Karacaahmet Mezarlığı ve daha ilerideki büyük ve küçük Çamlıca tepeleri Üsküdarın sırtlarında bulunur. Tepeler çamlıklarla örtülü olup, Adaların ve Boğazın kuş bakışı manzaralarına hakimdir. Üsküdarın Kuzeyinde Boğazın kenarında Kuzguncuk’da çok şirin eski Türk mimarili evler bulunmaktadır. Aynı zamanda burada eski küçük şirin sinagoglar, kiliseler ve camiiler  bulunmaktadır.

Kadıköy:

Marmara sahillerindeki güzel Kadıköy'de tarihi yapı bulunmaz. Istanbul'un son yüzyılda hızla gelişen semtlerinden biridir. Antik Kahlkedon yerleşim biriminde sonraları bir çok manastır inşaa edilmişti. M.S. 5. yüzyıl Hıristiyanlık dünyası önemli konsül toplantıları

burada yapılmıştı. Eski bahçeli malikanelerin çok azı zamanımıza gelebilmiştir. Yat Kulüpleri, marinalar, geniş caddeler, Kadıköy sahilleri boyu uzanır. Moda’nın tepesinden Boğazın manzaralı Güney çıkışına tepeden bakma olanağı vardır. 

Fenerbahçe güzel bir gezinti yeridir. Meşhur Bağdat Caddesi de alışveriş imkanları ile ünlüdür. 1908 yılında tamamlanan Prusya mimari üslubundaki Haydarpaşa Tren İstasyonu, Üsküdar çıkışındadır. İstasyon Bağdat demiryolunun ilk (veya son) duraği idi. Yandaki yamaçta Kırım Savaşında hayatlarını kaybeden Ingiliz ve Fransız askerlerinin mezarları ve abideleri, büyük askeri hastanenin yanında bulunmaktadır.Ticari liman tesisleri arkasındaki tepelere yerleşmiş iki büyük bina vardır. Saat kuleli olan eski Haydarpaşa Lisesi, şimdi üniversitedir. Diğeri, büyük ve 4 kuleli olan Selimiye Kışlasıdır (19. yy). Kırım Savaşı sırasında buradaki yaralılara hemşirelik yapan Florence Nightingale anısına kaldığı oda o günlerdeki gibi korunmaktadır.

İstanbul'dan 25 km. uzaklıktaki Polonezköy, 19'uncu yüzyılda Polonyalı göçmenler tarafından Asya kıyısında kurulmuştur. Köy atmosferi içinde yürüyüşler, atlı gezintiler yapmak, buraya ilk gelenlerin yakınlarınca sunulan geleneksel Polonya yemeklerinden tatmak için Polonezköy, İstanbulluların uğrak yeridir.

Kadıköyün Doğusuna sahilden gidildiğinde sırası ile sahile serpilmiş Bostancı, Maltepe,Pendik gibi yerleşim  yerlerinden geçerek İstanbulun Tuzla  ve Bayramoğlu gibi kıyıdaki  sayfiye yerlerine varırız.  Burada Türk yemeklerini sunan birçok restoranlar vardır. Zaten Fransız ve Çin mutfağının yanında  Türk mutfağı dünyada en zengin mutfaklardan sayılır. Bu kadar geniş bir alanı kapsamış olan Osmanlı İmparatorluğu yerel mutfaklardan yararlanmasını bilip bir Osmanlı-Türk mutfağı oluşturmuştur.

Pendikin ve Tuzlanın Kuzeyinde Sabiha Gökçe havaalanı bulunur. Kentin değişik yerlerinden hava yolları otobüsleri ile buraya gidilir.

Bayramoğlu - Darıca Kuş Cenneti ve Botanik Parkı İstanbul'un 38 km uzağında eşsiz bir dinlenme yeridir. Yaya yürüyüş yolları, restoranları ile bu devasa park dünyanın farklı bölgelerinden gelen kuş çeşitleri ve bitkilerle doludur. Marmara Denizi'ndeki günlük seyirlerinden sonra yatçıların marinasına yanaşabildiği şirin Eskihisar balıkçı kasabası İstanbul'un güneydoğusundadır. Türkiye'nin 19'uncu yüzyıl büyük ressamı Osman Hamdi Bey'in kasabadaki evi müzeye dönüştürülmüştür. Eskihisar ve Gebze arasında yer alan Anibal'ın mezarı bir Bizans kalesi çevresindeki sitlerdendir.

Şile: Üsküdar'dan 50 km. mesafedeki şirin ve güzel turistik kasaba Karadeniz sahillerindedir. Kısmen tamamlanmış otoyolu ve sonrası ormanları aşan viraj yol ile geniş ve meşhur Şile plajlarına ulaşılır. Balıkçı barınaği, Ceneviz kale kalıntısı ve şöhretli feneri görülmeye değer yerlerdir. Batıda plajlar, kasabanın doğusunda da bir sıra küçük kumsal koy uzanır. Yaz aylan hareketli ve kalabalık geçer, bol sayıda pansiyon ve oteller mevcuttur. . Üsküdar'a 70 km. uzaklıkta Karadeniz kıyısındaki Şile'nin kumsalları, restoranları ve otelleri burayı İstanbul'un en hoş tatil mekanlarından biri haline getirmektedir. Turistik açıdan popüler olan yöre, tanınmış Şile bezinin üretildiği yerdir.

5.ADALAR:

Dokuz ada ile bezeli Marmara Denizi'ndeki adalar Bizanslı prenslerin sürgün yeriydi. Bugün artık varlıklı İstanbulluların yaz aylarında serin meltemlerine ve 19'uncu yüzyıl şık evlerine kaçtıkları mekanlardır. Adaların en büyüğü Büyükada'dır. Çam ağaçları arasında harika bir fayton gezisi yapabilir veya adanın çevresindeki sayısız küçük koylardan birinde denize girebilirsiniz!

Diğer popüler adalar Kınalı, Sedef, Burgaz ve Heybeliada'dır. Muntazam araba vapuru seferleri adaları her iki Avrupa ve Asya kıyılarına bağlamaktadır. Yazın Kabataş'tan hızlı deniz otobüsü servisi vardır. Prens Adaları adı ile de bilinen Istanbul Adaları, Marmara Denizinde, şehre bir saat kadar yakınlıkta 8 adadır. Haliç girişi ve Kabataş Iskelelerinden kalkan vapur veya deniz otobüsleri dört adaya muntazam seferler yaparlar. Bizans devrinde manastırların kurulduğu Adalar, saray mensuplarına yazlık veya sürgün yeri olmuş; Heybeliada'da Bizans'ın son yapısı, Meryem Ana'ya ithaf edilmiş küçük kilise, Deniz Lisesi üst binası avlusunda bulunur. 19. yüzyıl başlarında servise giren buharlı vapurlar ile Adalar'a ulaşım kolaylaşmış, okullar ve oteller de inşa edilince nüfus artışı başlamıştır. Büyükçe olan, yan yana sıralı dört ada yazlık evler, villalar, çamlık korularla kaplı olup, plaj ve piknik yöreleri ile ünlüdürler. Mayıs ayından eylül sonuna kadar kalabalıklaşan Adalar diğer zamanlarda tenhadır. Yerleşim bölgelerinin iskelelere yakın çevrelerde, şehre bakan yönde geliştiği, tepeleri çamlıklarla örtülü ada yollarının tek vasıtası faytonlardır. Mevsim boyu, bilhassa tatil günlerinde koylar ve plajlar özel yat ve motorların, yelkenli teknelerin çekici duraklarıdır.

Her adada bulunan Yelken ve Su Sporlan kulüplerinin ilki ve meşhuru Burgaz Adasındadır. Hikaye yazarı Salt Faik Abasiyanık adada yaşamış, yaşadığı ev müzeye çevrilmiş ve uğrağı, gün batımı ile şöhretli Kalpazan Kaya mahalli meşhur bir kahve olmuştur.

Heybeli yönünde, şeklinden dolayı adlandırılmış, Kaşık Adası yer alır. Heybeli Ada'nın ikiz tepeleri arasında Deniz Lisesi üst binası bulunurken, öndeki diğer tepe üzerinde, çamlık içerisinde, Rum Ruhban Okulu ilk görülen büyük yapılardır. Ada iskelesi yanında Deniz Lisesi sahil boyu uzanır. Lokanta ve çayhaneler diğer yöndedir. Yerleşim alanlarının arka cephesinde çok güzel bir koy ile, Kaşık Adası'na bakan tarafta halk plajı ve Deniz Kulübü tesisleri ile arkasında meşhur Değirmen Burnu piknik alanı bulunur. Tepeleri çevreleyen yollarda, çamlar içerisinde güzel ve manzaralı yürüyüş güzergahlan adayı dolanır. Ada okullar ve sanatoryum tesislerinden dolayı kış aylarında da nispeten hareketlidir. Takım Adaların en büyüğü ve meşhuru Büyük Ada'dır. Fayton turu ile etrafı iki saate yakın bir sürede dolaşabilirsiniz. Ancak bir saatte dolaşılan yarım tur daha enteresandır. Halk plajlarından Heybeli Ada yönündeki Yörük Plajı şahane bir koyda bulunmaktadir. Dil Burnu mesire alanı tercih edilen güzel bir yerdir. Iskele civarı kalabalık yerleşim bölgesinin aksine adanın güney tarafı ıssızdır. Buralardaki koylar teknelerin ziyaret yerleridir. Adanın üst sırtlarında harap halde bulunan 19. yüzyıl yapısı eski oteli, belki dünyadaki en büyük ahşap yapı, ihya edileceği zamanın özlemi ile ayakta durmaya çabalamaktadırBüyük Ada iskele civarı lokantaları, çayhaneleri ve dükkanları ile renkli ve hareketlidir.Yaz aylarında servis veren dört oteli vardır. Güzel evler, bakımlı bahçeler eşsiz manzaralar adaları gezenlerde unutulmaz anlar bırakır. Sonraki Sedef Adası sakinlerinin dışında gelenlere plajı ile açıktır.

KAYNAK:KULTURTURİZM.GOV.TR



II. İSTANBUL VE TURİZM

ESKİ  DÖNEMLERDE  VE HALEN TÜRKİYENİN EN ÖNEMLİ ENDÜSTRİ  KENTİ OLAN İSTANBUL

-HEM ULAŞIMIN  ZORLUĞU VE YAŞAM GİDERLERİNİN YÜKSEKLİĞİNDEN

- HEMDE GAYRİ MENKULLERİN PAHALILIĞINDAN

- BUNA EK OLARAK DİĞER  ANADOLU KENTLERİNE GÖRE  İŞGÜCÜ

  ÜCRETLERİNİN  YÜKSEKLİĞİNDEN DOLAYI

İSTANBULDAKİ ENDÜSTRİ TESİSLERİ GİDEREK YA MARMARA BÖLGESİNDEKİ DİĞER KENTLERE  YADA DİĞER ANADOLU ŞEHİRLERİNE  TAŞINMAKTADIR.

KISMEN YEREL YÖNETİMLER DE  SANAYİİNİN ÇEVRE KİRLİLİĞİNDEN DOLAYI  KENT DIŞINA TAŞINMASINI TALEP ETMEKTEDİR (ÖRNEĞİN  KUYUMKENT, GİYİMKENT, TEKSTİLKENTE YÖNLENDİRMELER GİBİ).

BU DURUMDA KENDİMİZE SORMAMIZ GEREKİYOR : İSTANBULDA GELECEKDE YAŞAYANLAR NE İLE GEÇİNECEK?

VERECEĞİMİZ YANIT : İSTANBULDA HİZMET SEKTÖRÜNÜN GELİŞİMİ İLE GELECEK NESİLLER BURADA İŞ BULACAK. HİZMET SEKTÖRÜNÜN  ALT BİRİMLERİ ARASINDA GELECEK DÖNEMDE EN BÜYÜK GENİŞLEME POTANSİYELİ VAAD EDEN SEKTÖR TURİZM SEKTÖRÜDÜR. BU TÜRKİYE GENELİ İÇİNDE GEÇERLİ, AMA İSTANBUL İÇİN DAHA DA  ÇOK  GEÇERLİDİR. 

 

III.TURİZM SEKTÖRÜNDE GELİŞMELER:

GLOBALLEŞEN DÜNYADA KİTLE PAZARLARINA HİTAB EDEN ŞİRKETLER  GİDEREK BÜYÜK ŞİRKETLERİN ELİNE GEÇİYOR. BU KONUDA DÜNYADA 5-6 KİTLE TURİZMİNE YÖNELMİŞ TURİZM ŞİRKETLERİ VARDIR. BU TÜRKİYEDE BULUNAN TURİZM TESİSLERİ İÇİNDE GEÇERLİ. YA BUNLAR YABANCI BÜYÜK SERMAYE TARAFINDAN SATIN ALINIYOR, YA KİRALANIYOR YADA REKABET SONUCU BU YABANCI TURİZM ŞİRKETLER ZİNCİRİNİN  HAREKET EDEMEZ, PAZARLIK GÜCÜ OLMIYAN  HALKASI HALİNE GETİRİLİYOR. BU TESİSLERE DÜŞEN MADDİ PAYDA BUNA GÖRE BELİRLENİYOR. HERŞEY DAHİL  TATİL OLANAKLARI İLE BU ELDE EDİLEN TURİZM GELİRİNİN BÜYÜK KISMI SONUÇ OLARAK DIŞ ÜLKELERDE KALIYOR. TÜRK TUR OPERATÖRLERİN 75% YABANCILAR TARAFINDAN SATIN ALINDI. BU MEGA TUR OPERATÖRLERİNİN PERAKENDECİ SEYAHAT, ÖZEL UÇAK VE LOKAL SEYAHAT ŞİRKETLERİNİ VE OTELLERİ KONTROL ALTINDA TUTMAKTADIRLAR.ÖRNEĞİN YABANCILAR TARAFINDAN ALINAN ÖGER TÜRK TOUR İSMİ ÖGER TOUR OLARAK DEĞİŞTİRİLDİ. TESİSLERE KONAKLAMA  İÇİN KALAN TUR GELİRLERİNİN 30%-35%  TÜRK TESİSLERİN  YENİLEME YATIRIMLARI İÇİN YETERSİZ KALIYOR.BUNDAN DOLAYI TÜRKİYENİN NİSBİ OLARAK HESABLANAN TURİZM GELİRLERİ  BİZE PEK GERÇEKÇİ GELMİYOR. 

BATILILARIN TESİSLERİ KENDİ BÜNYELERİNE KATARAK OLUŞTURDUĞU ”HERŞEY DAHİL”  TATİL  PAKETLERİ SONUCU ETRAFDAKİ EĞLENCE VE ALIŞ VERİŞ YERLERİ BU TURİSTLERİN YAPACAĞI ALIŞ VERİŞTEN MAHRUM KALMAKTADIR  VE BÖYLECE BU TESİSLERİN ETRAFINDA BİR ALIŞ VERİŞ CANLILIĞININ OLUŞMASI ENGELENİP, TURİZMİN BU YÖRELER İÇİN  EKONOMİK ATEŞLEMEİ  VE İVME MOTORU OLUŞTURMASI  ÖNLENMEKTEDİR. TURİST TATİLİNİ YAPTIĞI YERDE ETRAFINI  TANIMADAN,  ETRAFDA HARCAMA YAPMADAN ÜLKESİNE GERİ DÖNMEKTEDİR. 

TÜRKİYENİN DEZAVANTAJLARI VE AVANTAJLARI:

GERÇİ KARŞILAŞTIĞIMIZ TURİSTLERLERDEN BAZILARI ARTIK TÜRKİYEYE

GELMEYİ DÜŞÜNMEDİKLERİNİ ÇÜNKÜ  TÜRK ESNAFLARININ  LAUBALİ BİR ŞEKİLDE İNSANLARI DÜKKANA ÇEKMEYE ÇALIŞTIKLARINI YABANCI MÜŞTERİYE DAHA YÜKSEK FİYAT UYGULAMAYA KALKTIKLARINI , TAKSİ ŞÖFÖRLERİ İNSANLARI ORTALIKDA DOLAŞTIRARAK  İSTEDİKLERİ YERE GÖTÜRDÜKLERİ GİBİ ŞİKAYETLERİ  DİLE GETİRMEKTELER . BAZI TURİSTLER  OTEL PERSONELİ KIZIMIZA ASILIYOR GİBİ ŞIKAYETLERİ  BATILI WEB SİTELERİNDE YAYINLAMAKTADIR. 

 AYNI ZAMANDA TAKSİ ŞÖFÖRLERİNİN  MÜŞTERİYİ ORTALIKDA DOLAŞTIRMASI, EKSİK PARA VERMESİ  TURİSTE DAHA YÜKSEK BİR FİYAT UYGULAMASI  TOPLUMUMUZUN DURUMUNU GÖSTERİYOR.BU GÖSTERİYOR Kİ BAŞARILI BİR TURİZM HAMLESİ TOPYEKÜN EĞİTİLMİŞ  YABANCI DİL BİLEN BİR TOPLUMLA OLUŞUR. TREN GARLARINDA BİLE YABANCI DİL BİLEN ELEMANA RASTLAMAK  ÇOK ZOR. BUNA EK OLARAK  ETKİN BİR TURİZM POLİSİNE DE  İHTİYAÇ VARDIR.. TÜRKİYENİN SICAK DAVRANAN İNSANLARI, DOĞAL GÜZELLİKLERİ VE KIYILARI, TARİHSEL YAPILARI KUŞKUSUZ ÜLKEMİZİN TURİZM KONUSUNDA AVANTAJLARINI OLUŞTURMAKTADIR.  DOĞAL OLARAK BU ARADA SICAK İKLİMDE TURİZM İÇİN  BİR AVANTAJDIR.

MASTER PLANI

TÜRKİYENİN TURİZM İÇİN BİR MASTER PLAN YAPMASINA GEREKSİNİM VARDIR.BU TÜRKİYENİN BİR TURİZM HARİTASI   ÇIKARMASINI İÇERİR.YEREL TURİZM ALANLARININ VE ÇEŞİTLİLİĞİNİN  BELİRLENMESİ  VE BU ALANLARDA TURİZMİ

ÇEŞİTLENDİRECEK  ÇALIŞMALARIN  VE TANITIM FAALİYETLERİNİN  YAPILMASIDA GEREKLİDİR. HER BÖLGENİN  BİR BÖLGESEL MASTER PLANI HAZIRLANMASI ŞARTDIR. NİHAYET UNESCONUN İSTEĞİ YILLAR SONRA YERİNE GETİRİLİP İSTANBULUN 9500 TARİHİ ESERİNİN ENVANTERİ ÇIKARILIYOR.  TÜM AKTÖRLERİ İÇEREN BİR TURİZM KONSEYİ KURMAK GEREKLİ. BU ARADA UNUTMAMALIKİ TURİZM SEKTÖRÜ BÜYÜDÜKÇE 37 ALT SEKTÖRÜN MÜŞTERİSİ OLARAK O SEKTÖRLERİN  SATIŞLARINI  ARTIRACAKTIR. ÖRNEĞİN FRANSANIN  KONFEKSİYON DIŞ SATIMI 7 MİLYAR USD. FAKAT FRANSAYA GELEN TURİSTLER ALIŞ VERİŞ SONUCU 25 MİLYAR USD LIK GİYİM EŞYASI ALIP ÜLKELERİNE DÖNMEKTEDİRLER.


TURİZM VE İNTERNET:

TURİZM SEKTÖRÜNDE ARTIK GİTTİKÇE YAYGINLAŞAN ŞİRKETLER ARASI İNTERNET TİCARET(B2B)  VE  ŞİRKET İLE MÜŞTERİ ARASINDAKİ İNTERNET TİCARETİ (B2C) ABD DE TURLARIN 40% İNTERNET ÜZERİNDEN SATILMASINA YOL AÇMIŞTIR. TÜRKİYEDE TURİSTLERE YÖNELİK İNTERNET SİTELERİ OLDUKÇA AZDIR.  TURİZM SEKTÖRÜ BU TÜR OLANAKLARDAN GEREK İŞ YAPMAK İÇİN, GEREK TANITIMINI YAPMAK İÇİN DAHA İYİ YARARLANMALIDIR. 

BU ARADA HER BÖLGENİN TURİZMİNİ AYRI BİR MARKA HALİNE GETİRİRSEK, BU BÖLGELERE YÖNELİK TALEPLER BİRBİRİNİ DAHA AZ ETKİLER.

 

IV. TATİL ÇEŞİTLEMERİ VE KOMBİNASYONLAR

-PLAJ-GÜNEŞ-EĞLENCE

-YAT

-KÜLTÜR  TARİHSEL,DİN

-KÜLTÜR GÜNCEL ,FESTİVAL

-KONGRE

-KIŞ-KAYAK

-DOĞA TURİZMİ

-SPOR

-SAĞLIK

 

TÜRKİYENİN GÜNEY SAHİLLERİ DAHA ÇOK  PLAJ-GÜNEŞ-EĞLENCE TURİZMİNE YÖNELMİŞKEN, İSTANBUL DAHA ÇOK TARİHSEL VE GÜNCEL KÜLTÜR TURİZM MERKEZİDİR. TÜRKİYENİN AKDENİZ SAHİLİDE 4-5 YILDIZLI OTELLER AĞIRLIKTAYKEN, FAKAT ORAYA GİDECEK MÜŞTERİ PORTFÖYÜ 3 YILDIZLI OTELLER DÜZEYİNDEYKEN  MECBUREN 4-5 YILDIZLI OTELLER 3 YILDIZLI  OTEL FIYATLARINA PAZARLAN-MAKTADIR.

PLAJ-GÜNEŞ TURİZMİNDE  STANDARTİZE EDİLMİŞ HİZMETLER  BÜYÜK TUR OPERATÖRLERİ TARAFINDAN SUNULURKEN DAHA AZ STANDARTİZE EDİLEBİLİNİR  VE BİLGİ  GEREKTİREN KÜLTÜR TURİZMİ DAHA ÇOK YERLİ ŞİRKETLERİN ELİNDEDİR. KÜLTÜR TURİZMİ ZATEN DAHA YÜKSEK GELİR GRUBLARINA HİTAP EDER  VE  DAHA GENİŞ BİR BÖLGEDE HARCAMALAR YAPILIR.

KÜLTÜR TURİZMİNİ YAYGINLAŞTIRMAK İÇİN,  VAKIF MÜZECILİĞİNİ  TEŞVİK ETMEK GEREKLİDİR. KÜLTÜR TURİZMİNİN ENVANTERİNİ ÇIKARMAK VE  TANITIMI İÇİN  YEREL YÖNETİMLER, ÜNİVERSİTELER , SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ  DAHA ETKİN BİR ÇALIŞMA İÇİNE SOKULMALIDIR. BU ARADA YEREL FESTİVALLERİ ULUSLARARASI UZUN VADELİ TANITILMIŞ FESTİVALLER HALİNE GETİRMELİYİZ.

SİT ALANLARINA ÇİVİ ÇAKTIRMAMA POLİTİKALARINI TERK EDEREK BU  ALANLARIN DOĞAL YAPISINI KORUYARAK  BURALARI MEDENİYETE KAZANDIRARAK BAKIMINI SAĞLIYABİLİRİZ.

V.İSTANBULDA TURİZMDE GELİŞMELER:

Turizmde ciddi başarılar kaydetmiş her ülkenin ‘amiral gemisi’ konumundaki bir şehri ya da bölgesi olur. Hatta zamanla bu şehir ya da bölgelerin, söz konusu ülkenin kimliği ve imajından bağımsız olarak kendi imaj ve markalarını oluşturduklarına şahit oluruz. Bu açıdan yaklaştığımızda Türkiye, sahip olduğu coğrafi, tarihi ve kültürel özellikleri ile dünyadaki turizm sektöründe kendisine ciddi bir yer edinmek istiyorsa, öncelikle belli destinasyonlarını ön plana çıkartmalı. Bu destinasyonlar içinde İstanbul, Türkiye’nin dünya turizm sektöründeki ön markası olması gereken tartışmasız tek şehirdir.

UNUTULMAMALIKİ TÜRKİYEDE ITALYADAN, YUNANİSTANDAN DAHA ÇOK ESKİ YUNAN   VE ROMA KALINTILARI VARDIR. AYNI ZAMANDA RÖNESANS, BAROK VE ROKOKO STİLİNDE BİNALARI BİLE İSTANBULDA VE TÜRKİYEDE BULMAK OLANAKLIDIR . FAKAT İSTANBUL TURİZMİNİ ENGELEYEN YOĞUN  TRAFİK SORUNLARI İLE BOĞUŞ-MAKTADIR. TUR  OTOBÜSLERİ  İÇİN  PARK EDECEK YER BİLE BULMAK SORUNDUR.

 

AMA ÖYLE GÖRÜNÜYORKİ

-TARİHİ YARIMADAYA, Kİ BU EMİNÖNÜ VE SULTANAHMETİ KAPSIYOR.

 BURADA BUTİK OTEL AÇILMASI TEŞVİK EDİLECEK

-BEYOĞLU-GALATA BÖLGESİ GALATA-PORT İLE ZENGİNLEŞTİRİLECEK.BÖYLECENE KRUVAZİYERLER  
 BURADA DAHA YOĞUN DAHA ÇOK TURİSTLE DEMİRLİYECEK.

 BEYOĞLUNDA FRANSIZ SOKAĞI GİBİ TURİSTİK MINTIKALAR OLUŞTURULMAKTADIR

-KEMERBURGAZ –KİLYOS ALANINDA PLAJ TURİZMİNE YÖNELİK TESİSLER AÇILACAK, DOĞA PARKLARI,  
 TATİL KÖYLERİ SPOR MERKEZLERİ BURANIN SİLUETİNİ OLUŞTURACAK.

İstanbul’u, dünyada belli bir sosyo- ekonomik seviyede yaşayan insanların uğrak yeri yapabilecek bir diğer turizm kolu ise kongre turizmi olacaktır. Kongre turizmi ile ilgili olarak son yıllarda biraz daha gayret edildiğini görüyoruz. Tabii ki yeterli değil ancak, gerekli yasal düzenlemeler gerçekleştirildiği taktirde kongre turizmi sektörünün kendi enstrümanlarının, İstanbul’u bu yönde hak ettiği noktaya getirebileceğine inanıyoruz. Ancak bu noktada bilim ve akademi çevrelerine de iş düşüyor. Bir seyahat acentasının tek başına örneğin bir Dünya Tipi Derneği’nin bir kongresini İstanbul’a getirebilmesi  mümkün değildir. Bu ancak, böyle bir Derneği’nin Türkiye kolunun  bu kongreye ev sahipliği yapmaya hevesli olmasıyla mümkün olacaktır. Yine İstanbul’un gemi turizmi için dünya üzerindeki en ideal destinasyonlardan biri olarak karşımıza çıktığını söyleyebiliriz.

Son zamanlarda İstanbul’a sosyo – ekonomik düzeyi yüksek turistin gelmesi gerektiğine yönelik bir söylem var. Doğrudur; İstanbul bu kesimden turisti de çok rahat bir şekilde ağırlayabilecek bir kent. Bu anlamda gerekli alt yapı ve donanıma sahip. Ancak unutulmaması gereken bir şey var ki o da, bugünün sırt çantalı turistinin yarının bavullu turisti olacağı gerçeği. Dünyanın neresine giderseniz gidin, sırt çantalı turistlerle karşılaşırsınız. Çoğunluğu henüz öğrenci olan bu kesim, o ülkeyi sevdiği takdirde belli bir süre sonra bavullu turist olarak dönecek ve arzu ettiğiniz harcamayı yapabilecektir.

Örneğin; 1970’lerde tüm dünyadan gelerek Sultanahmet’i mesken tutan uzun saçlı, sırt çantalı turistlerin hemen hepsi bugün belli yerlerde yönetici olarak çalışan orta yaş grubuna dahil insanlar. Örneğin bir “Sultanahmet Woodstock”ı yapılması ve dünya çapında bir reklam kampanyasıyla, bu insanların İstanbul’a bu özel etkinlik çerçevesinde yeniden gelebilmesi Türk Turizmine büyük katkı sağlıyacaktır. Yalnız yabancı gazetelerdeki yazılar gelmeyenlere de  olumlu etki yapacaktır.

Bu arada üniversitelerarası misafir öğrenci turları  öğrenci turizmine büyük katkısı olacaktır.

Bizim düşüncemiz, şehri, bu hedefler doğrultusunda, her hedef kitle için ayrı ayrı pazarlama stratejisi oluşturarak satmaya çalışmaktır. Şimdi değişik Dünya kentlerinin bir turist sayılarını karşılaştıralım.

Ülkeler ve şehirlere giden yabancı ziyaretçi sayısı (2005 verileri)

Fransa

77 milyon

Paris

45 milyon  

İspanya

50 milyon

Madrid

3.5 milyon  

İtalya

40 milyon

Roma

7.5 milyon  

İngiltere

25 milyon

Londra

13 milyon   

Avusturya

 9 milyon

Viyana

3.5 milyon  

Almanya

18 milyon

Berlin

2  milyon  

Macaristan 

16 milyon

Budapeşte

9  milyon 

Yunanistan

15 milyon

Atina

3 milyon   

Türkiye 

20 milyon

İstanbul

5,5 milyon   

Japonya

 5 milyon

Tokyo

3 milyon      

İstanbul’un 2010 yılında 10 milyar dolar turizm geliri elde etmesi hayalci görünüyor. 10 milyar dolar turizm geliri elde etmek için İstanbul’a 17 milyon kişi getirmelisiniz. Çünkü Türkiye’ye gelen turistlerin kişi başı ortalama harcaması yaklaşık 700 dolar. Üstelik 700 dolar harcayan bu ziyaretçilerin büyük bölümü tatil için Antalya-Muğla bölgesine gidiyor ve ortalama kalış süreleri 1 hafta. Buna karşılık İstanbul, Roma, Paris gibi şehirlerde turistlerin ortalama kalış süreleri 4 günü geçmiyor. İstanbul’a gelen turistin ortalama harcaması da 600 doların üzerinde hesaplanmamalıdır. Ancak ulaşımı  rahatlatabilirsek, hizmet sektöründeki  personelin  eğitim düzeyini yükseltebilirsek birey paşına gelir İstanbulda 700-800 doları  bulur.

Ulaştırmayı rahatlatmak için 3. Köprü, 80 km lik marmaray tüp geçitli ray hattı,2010 ların sonuna kadar 250 km ye varacak bir hızlı tren-ray ağı oluşacak, deniz ulaşımın oranı 10% çıkarılacak. Kara  yollarında 7 tünel rahatlama sağlıcak, tek bilet entegrasyonu  ve kgs ogs köprü otomatik geçiş sistemleri trafiğin akışkanlığını artıracak. Otopark araç kapasitesi 300’000 çıkarılacak.

 Çöp ayrıştırma ile atık su tünel yapımı ile  Marmara denizi temizlenecek. Toplu konut idaresi ve kiptaş yolu ile 40’000 konut  yapılacak.aydınlatılmış kentle daha estetik ve daha az asayiş olayı ile karşılacağız.

Haydarpaşa liman ve gar dönüşüm projesi ile 1,3 milyon metrekareye yayılacak. Yeniden gözden geçirilen Galataport projesi ile  1,2 km lik kıyı şeridi  kruvaziyer yat limanı , alış veriş merkezlerine  ve otel tesislerine dönüşecek. Tarabya, İstinye, Kumkapı , Zeytinburnu, Maltepe ve Kartalda marina projeleri gerçekleştirilecek. Büyükdere caddesine  yeni alış veriş merkezleri yapılacak.

Yılda 20 milyondan fazla turist çeken tek şehir var, o da Paris.Fakat bu kent Belçikadan, Hollandadan ve Almanyanın birçok  nüfus yoğun bölgesinden 2-3 günlük  tur için 1-2 saate ulaşılacak bir yer. Güney Doğu İngilterenden de çabuk  varılacak bir yer. Aynı şekilde Londra Kuzey Fransadan,  Belçikadan ve Hollandadan  çabuk ulaşılacak bir yer. Bunun dışında Londraya birçok insan İngilizce öğrenmeye gidiyor. Bu şekilde Londra yıllık 13 milyon turist sayısına varıyor.

Bundan dolayı bu iki kentin turist sayısını  İstanbul kentinin  performansı için baz alamayız.  İstanbul’la coğrafi konum açısından paralellik gösteren (Orta Avrupa’ya uzaklık) şehirler arasında ise yılda 7 milyonun üzerine çıkan bir yer yok. İstanbul’da ne yapılırsa yapılsın, 2010 gibi kısa vade sayılabilecek bir dönemde turist sayısını 7 milyonun üzerine çıkarmak neredeyse olanaksız gibi. Ancak İstanbul yakınındaki Karadeniz sahilleri turistik  alan haline getirilirse ve böylecene kombine bir plaj-kültür kent turizmine yöneliş ile İstanbul 10 milyon turist sayısını aşar. Buda yılda 10 milyar dolar döviz demektir.

Başbakan tarafından açıklanan İstanbul 2010 projesinde, Kilyos bölgesine yatırım önemli bir unsuru oluşturuyor. Kilyos’un bir deniz-kum ve rekreasyon tatili merkezi haline getirilmesi öneriliyor. Bölgede, deniz kenarında ve orman alanı içinde kömür çıkarma amacıyla açılan ve terkedilen açık kömür ocaklarının “bir çevre kurtarma projesi olarak ele alınıp, yat limanları, golf alanları, günübirlik tesisler ile çeşitli spor, eğlence, dinlenme, kültür, konaklama gibi tesislerle zenginleştirilmek üzere planlı yatırım süreci”ne sokulacağından söz ediliyor .

Kilyos bölgesinde ne tür yatırımlar olacağı ve konaklama tesislerinin tür ve kapasitelerinin ne olacağını daha net bilmiyoruz. Ama bu bölgeden, bir Kemer-Antalya destinasyonu ayarında  olamıyacağını da  görüyoruz. Ya da daha geniş bir alan düşünülecek ve Kilyos’tan başlayan, İğneada’ya kadar uzanan Karadeniz kıyı şeridi projelendirilecek. Bulgaristan’ın son iki yıl içinde Karadeniz sahillerinde yaptığı atılım ve bu atılım sonucu 3  milyona ulaşan turist girişi dikkate alındığında böyle bir projenin şansı var.Ama İstanbul’da deniz-kum turizmi açısından değerlendirilebilecek tek yer Kilyos ve Karadeniz kıyıları mı? İstanbul 2010 projesinde Marmara kıyılarından hiç söz edilmiyor. Belki bu iş İstanbul 2023 projesinde ele alınacak. Ama yatırımlar hem turistler için hem de İstanbullular için yapılacaksa, Marmara kıyıları dikkate alınmalı. Önce Marmara’nın deniz temizliğine daha fazla kaynak aktarılmalı. Tuzla’dan Silivri’ye kadar uzanan sahil şeridi İstanbulluların rahatlıkla denize girebilecekleri bir kıyı düzenlemesine uzun vadede kavuşturulmalı. Eminiz ki sonrası gelecektir. Kıyı şeridindeki konutların bir bölümü 2-3 yıldızlı otellere dönüşecektir. Yeni ve doğru bir konaklama arzı yaratılacaktır. Bir dünya cenneti olan İstanbul Adaları butik oteller ve aile pansiyonlarıyla yaz-kış tatil kapasitesi ortaya çıkaracaktır.

 Bu arada Yunanistanın ve Fransanın yaptığı gibi  Avrupa Birliği fonlarından yararlanmanın yollarını araştırmak gerekli. Parisin ziyaretçiler bürosu için 150 miyon euro harcanırken İstanbulun ziyaretçiler bürosu için  için 10 milyon euro bile ayırılmıyor..     .  


BAZI ŞEYLER YAPILDI VE GELİŞTİRİLİYOR BİLE:

-İETT-NİN TURİSTİK HAT PROJESİ: BATILI BÜYÜK KENTLERDE 2 KATLI GEZİ OTOBÜSÜ  TÜRÜNDE 3  
 OTOBÜSLE SULTANAHMET MEYDANINDAN BAŞLAMAK ÜZERE TARİHİ YARIMADAYI VE DİĞER İSTANBULUN
 ÖNEMLİ BÖLGELERİNİ GEZDİRECEK  REHBERLİK HİZMETİ DAHİL YAYIN SİSTEMİ İLE 8  DİLDE  OLAN
 SEFERLER TURİSTLERE VE İSTANBULU GEZMEK İSTEYENLERE BÜYÜK KOLAYLIK SAĞLAMAKTADIR.

 TÜRKİYEYİ  GEZENLERİN  DAHA ÇOK ORTALAMA  3 GÜN  İSTANBULDA KALMAKTADIRLAR. BUNLARA  
 GENELLİKLE 

   -TOPKAPI SARAYINI,

   -AYASOFYA (JUSTİNİEN KİLİSESİ)

   -SULTANAHMET CAMİİSİNİ

   -HİPODROMU

   -KAPALI ÇARŞIYI

   -DOLMABAHÇE SARAYINI

   -BEYOĞLUNU PERA PALAS  İÇEREN BİR GÜNLÜK TURLAR YAPILIR.

 

DAHA UZUN SÜRE KALANLARA GALATA

   -YILDIZ PARKINI,

   -BOĞAZ GEZİSİ 

   -ÇAMLICA

   -BEYLERBEYİ SARAYI

   -ADALARI                        İÇEREN TURLAR SUNULUR.

 

GİDEREK HALİÇ TURLARIDA RAĞBET GÖRÜYOR:

İstabul'un tarihi, kültürel zenginliği olan ancak Çarşamba denildiğinde İstanbulluların durup bir düşündüğü Fatih'in belediye Başkanı Mustafa Demir ile geçenlerde anlatıyordu. Mihrimah Sultan Camii'den başlayıp, Tekfur Sarayı, Kariye Müzesi, Anemas Zindanları ve Fener-Balat'a uzanan Ayvansaray Kültür ve  Turizm Güzergâhı, İstanbul'un zenginliğine kazandırılacak.

(BUNLAR CİBALI, FENER BALAT, AYVANSARAY GÜZERGAHINDA  BULGAR ORTODOKS KLİSESİ, GÜL CAMİİSİ, PATRİKHANE, FERRUH KETHÜDA CAMİİ, İVAZ EFENDİ CAMİİ, , FATİH, SÜLEYMANİYE, YAVUZ SELIM CAMİİSİ, TEFUR SARAYI, SURLAR, BEYAZIT KULLESİ,F FATİH KÜLLİYELERİ, KASIMPAŞA TERSANELERİ,RAHMİ KOÇ  SANAYİ MÜZESİ EYÜB (PİERRE LOTİ KAFE FESHANE (ENDÜSTRİ TARİHİMİZ)İÇERMEKTEDİR.

KÜREK YARIŞLARI, RESSAMLAR VE  SPOR AKTİVİTELERİ KENTİ  TURİST AÇISINDAN  DAHA DA CAZİP HALE  GETİRİR. 

KAYNAK:HALİM BULUOĞLU: TURİZM GAZETESİ,  28.12.2004


VI.ISTANBULUN YÜZÜNÜ DEĞİŞTİRECEK PLANLAR

Milliyet Emlak ekinde 2005 Ekimde  İstanbul'un değişecek yüzünü araştırdı. İşte aylardır tartışılan ve önümüzdeki günlerde tartışılmaya devam edilecek proje ve planlar... Türkiye'de emlak ve inşaat sektörü çok büyük bir değişimin eşiğinde. Şimdiye kadar yaşananların değişim olup olmadığını soruyorsanız, hepsi değişimin ön habercisi. Türkiye'nin girdiği yeni süreç belki tüm sektörlere katkı sağlayacak ama bunların hepsi bir tarafa inşaat ve emlak sektörüne çok büyük yansımalar olacaktır. . Nerede, neyin değişeceğini belirledik. Tabi siyasal istikrar buna bağlı olarak ekonomik konjonktürün bu eğilimini koruması şartıyla...

Kentsel dönüşümler başlıyor:İstanbul'da ilk göze çarpan, "çarpık yapılaşma" AB müzakerelerine bağlı olarak kişi başına düşen gelirin artışıyla birlikte kaybolacak. Özellikle Avrupa yakasında Bakırköy, Zeytinburnu, Avcılar, Bahçelievler, Bağcılar, Güngören, Esenler ve Gaiosmanpaşa ile Şişli, Anadolu yakasında Üsküdar, Ümraniye, Maltepe, Kartal, Pendik ve Tuzla kentsel dönüşüm projeleriyle gecekondulardan kurtulacak. Yerine depreme dayanıklı ama bugünkünden daha yüksek binalar yapılacak.İstanbul Büyükşehir Belediyesi her ne kadar 30 bin konut ile bu konuda bir adım atmışsa da bunlar devede kulak. İstanbul'da önümüzdeki 5-10 yıl içerisinde 1 milyondan fazla konutun ketsel dönüşüm çerçevesinde yıkılıp yerine yenisi yapılacağı tahmin ediliyor.

Caddeler tarih olacak:İstanbul'da kentsel dönüşüm projeleri ile birlikte bugün dükkanların ve büroların fiyatlarının tavan yaptığı caddeler tarihe karışacak. Özellikle gecekonduların yoğun olduğu ilçelerdeki caddelerde, metrekare bazında dükkanlar alışveriş merkezlerindeki dükkanlardan daha pahalıya satılıyor. Bu caddelerin yerine alışveriş merkezleri inşa edilecek. Çarşılar kentsel dönüşüm projelerini üstlenen şirketlere ait olacak. Tabi İstiklal ve Bağdat caddesi gibi tarihi geçmişe ve sosyal misyona sahip caddeler istisna.

Metro yatırımları:İstanbulların 1990'lı yıllardan beri yoğun kullanmaya başladığı tramvay ve metro ağı şimdilik 40 kilometre civarında. Tramvay hattının kilometresi 3-4, metronun kilometresi ise 40 milyon dolara mal oluyor. Yap-işlet-devret modeliyle dünyanın önde gelen metro inşa şirketlerinin İstanbul'un metro ağını artırması için hazırlıkları sürüyor. İstanbul'daki karayollarındaki yoğun azaltılmasında önemli bir rol üslenecek metro ağı en az 5 katına çıkacak. Şimdilik merkezi bölgelerde planlanan metro, ilerleyen yıllarda banliyölere de götürülecek.

Deniz ulaşımı artacak:İstanbul'da ulaşımda deniz yollarının kullanması daha da artacak. İlçeler ve belirli merkezler arasındaki seferler daha fazla noktaya yayılacak. Seferler sıklaşacak. Metro ile deniz ulaşımı entegre hale gelecek.

Kuzey yapılaşacak:1999 depreminden sonra zemini sağlam olduğu için tercih edilen İstanbul'un kuzeybölgelerinde Kemerburgaz, Zekeriyaköy, Kilyos, Riva, Şile, Tepeören ve Dolayoba gibi yerlerde yapılaşma tamamlanacak. İmar izni olan her arazi binalar ile dolacak. Gelir seviyesi yüksek kesim kuzeyde yaşayacak. Bağdat Caddesi, Nişantası, Maçka, Teşvikiye, Etiler ve Levent gibi bölgeler dışında kalan merkezi alanlarda ağırlıklı olarak orta ve alt kesim yaşayacak.

Boğaz daha kıymetli olacak:Türkiye'de kişi başına düşen gelir arttığı sürece Boğaziçi kıyılarındaki yalılar ve sırtlardaki villalar daha değerli hale gelecek. Türkiye'de faaliyet gösteren AB başta olmak üzere yabancı kökenli şirketlerin yöneticilerinin ev satın alırken veya kiralarken öncelikli tercihi boğaz. Buradaki birinci öncelik ise Avrupa yakası. Bu tür yapıların inşa edilmesinin yasal açıdan zor olması, buna rağımen talebin artacak olması Boğaziçi'ndeki yalıların ve villaların fiyatını artıracak.

Turizm potansiyeli artacak:İstanbul'un turizm potansiyeli her geçen yıl artarak devam edecek. Şimdilik yılda 5 milyon turistin geldiği İstanbul'a ilk etapta 2010 lar da 10 milyon turistin geleceği tahminleri yapılıyor. Turizm yatırımları ile birlikte Eminönü, Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş, Sarıyer ve Üsküdar gibi ilçelerde turizm potansiyeli katlanarak artacak. Ayrıca yeni yapılacak kruvaziyer gemi limanları ve marinalarında etkisiyle kıyı şeridi daha etkili olacak.

Plaza ve residence artacak:İstanbul'da imara açılacak bölgenin yok denecek kadar az olması, beraberinde binaların boyunun yükselmesini zorunlu hale getiriyor. Bugün merkezi lokasyonda 5-6 kat olan binalar yıkılarak yerine en az iki katı yükseklikte binalar inşa edilecek. Merkezi lokasyonda yer alacak arazilere plaza ve residence inşaatları artarak devam edecek. Bugün apartmanların ve işhanlarının bulunduğu arsalar birleştirilerek en az 20-30 katlı binalar inşa edilecek. Merkezi alanda yaşam residence tipi dairelerde devam edecek.

Site yaşamına geçilecek:İlk kez 1950'lerde başlayan İstanbul'daki konut siteleri giderek artacak. Homojen gelir seviyesine hitap eden siteler, hem inşaatı gerçekleştiren şirketler için hem de içinde oturanlar için ciddi avantajlar sağlıyor. Dolayısıyla şimdilik üst ve ortanın üstü için yapılan siteler uzun vadede tüm gelir grupları için inşa edilecek.

Oteller inşa edilecek:Bir taraftan artan turizm potansiyeli diğer taraftan artan dış ticaret hacmi yeni otellerin inşasını zorunlu kılıyor. Şimdilik 20'den fazla olan 5 yıldızlı otellerin sayısında önemli bir artış bekleniyor. Ayrıca İstanbul'da kent içinde 5 yıldızlı otel inşa edecek arazinin sınırlı olması dolayısıyla 4 ve 3 yıldızlı otellerin sayısının daha çok artacağı tahmin ediliyor

İstanbul'a neler yapılacak?

1) Galataport: Karaköy ile Kabataş arasındaki 1.2 kilometrelik kıyı şeridine kruvaziyer yolcu limanı inşa edilecek. Sadece bu projele ile İstanbul'a yılda 5 milyon civarında gelir seviyesi yüksek olan turist gelmesi bekleniyor. Yıllardır atıl durumda olan Türkiye Denizcilik İşletmeleri'ni ait olan binalar bir işleve kavuşmuş olacak. İstiklal Caddesi ile Karaköy arasında kalan alanın hareketlenmesi bekleniyor.

2) Haydarpaşa: TCDD'ye ait Haydarpaşa Liman ve Garı dönüşüm projesi çerçevesinde 5 milyar dolarlık bir yatırımla 1 milyon 300 bin metrekare alana yat limanı, yat kulübü, kruvaziyer gemi limanı, hastane, yaşlı bakım merkezi, 5 yıldızlı ve 4 yıldızlı oteller, kongre ve fuar merkezleri, ticaret alanları, alış-veriş merkezleri, ofisler ve konutlar yapılacak. 49 yıllığına ihaleye edilecek projede denizin doldurularak 340 bin metrekarelik yeni bir alan oluşturulacak. Projenin ihalesi, uluslararası katılıma açık olacak. Proje tamamlandığında Anadolu yakası yeni bir ofis ve alışveriş merkezine kavuşmuş olacak.

3)Zeytinburnu: Bir zamanlar Kazlıçeşme'nin bulunduğu bölge serbest bölge olarak planlanıyor. Özellikle tekstil ve deri ticaretine yönelik dev alışveriş merkezleri yapılacak. Ayrıca bölgede turizm yatırımları da ön plana çıkacak.

4) Marinalar: İstanbul'da şimdilik 2 olan marina sayısı kısa sürede 7'ye çıkacak. Ataköy ve Kalamış Marina'ya ilave olarak Tarabya, İstinye, Kumkapı, Zeytinburnu, Maltepe ve Kartal-Pendik e  marina inşa edilmesi düşünülüyor.

5) Adalar: Halen atıl durumda bulunan Sivriada ve Yassıada kullanılır hale gelecek. Sivriada, Boğaz'dan transit geçen ve kruvaziyer yolcu gemilerinin yakıt ikmal merkezi, Yassıada ise bu gemilerin uğrayacağı alışveriş merkezi olarak kullanılacak.

6) Büyükdere: Şişli Camisi ile Büyükdere merkez arasında şimdilik 5 olan alışveriş merkezi 15'e çıkacak. Proje çalışmaları devam edenler ile birlikte bu sayı daha da artacak. Büyükdere Caddesi alışverişin merkezi olacak.

7) Sarıyer-Beykoz: Turizm yatırımları planlanan Sarıyer ile Beykoz arasına 3. köprü inşa edilecek. Açılacak çevre yolları ve bağlantı yolları ile İstanbul'un akciğeri konumundaki bu ilçelerde yapılaşma artacak.

8) Eminönü: Ticaret ve imalat merkezi olarak ağırlık kazanan Eminönü'nde yakın zamanda bu tür işletmeler ilçe dışına çıkarılacak. Unkapanı ile Mısır Çarşısı arasındaki alan tamamıyla turizm yatırımlarının yoğunlaştığı bölge haline gelecek. Ayrıca bitirelecek tüpgeçit projesi ile birlikte Eminönü bugünkünden çok daha merkezi bir ilçe olacak.

9) Beyoğlu: Bin 800 metre uzunluğundaki İstiklal Caddesi, İstanbul'da eğlence ve sanatın merkezi konumunda. Şimdilik alternatif olarak Talimhane trafiğe kapatıldı. Ama Talimhane İstiklal'in yoğunluğunu çekemeyecek gibi görünüyor. İstiklal Caddesi'nin paralelindeki sokaklardaki metruk ve harap haldeki binalar restore edilerek veya yıkılıp yenisi inşa edilerek ilçe daha canlı hale getirilecek.

10) Beşiktaş: 650 metre ile dünyanın en yüksek binası olacak Bosphorus Tower projesinin gerçekleştirilmesiyle dev bir ticaret merkezi ortaya çıkacak. Şimdilik sadece Akmerkez'in bulunduğu ilçeye yeni residence, plaza ve alışveriş merkezlerinin inşa edilmesi gündemde. Bunlar tamamlandığında Beşiktaş'ın ticaretteki ve finanstaki ağırlığı artacak.

11) Kartal: 1950'li yıllardan sonra sanayi yatırımlarının yoğunlaştığı Kartal ve çevresi bundan sonra ticari komplekslerle ve turizm yatırımlarıyla gündeme gelecek. Özellikle sahildeki eski çimento fabrikasının bulunduğu alandan başlayarak kıyı şeridine dünya çapında projelerin yapılması planlanıyor.

12 Tuzla-Pendik: Formula 1 tesislerinin bulunduğu Tuzla ve Sabiha Gökçen Havaalanı'nın bulunduğu Pendik her geçen yıl turizmden daha fazla pay alır hale gelecek. Havayolu şirketlerinin rekabeti sonucu hava trafiğinin her geçen gün artacağı Sabiha Gökçen Havalimanı tam kapasite ile kullanılmaya başlandığında Atatürk Havalimanı'nın yoğunluğunu çekecek. Formula 1 tesislerinin bulunduğu bölge ise hem turizm yatırımları hem de lüks konut yapılaşmasıyla dikkatleri üzerine toplayacak.

13) Silivri: Gelecekte İstanbul'un en büyük toplu konut inşa alanı olacak. En az 600 bin konutluk sosyal tesis inşa edilecek. Bu Ataköy'ün neredyse 50 katı bir yapılaşma olacağı anlamına geliyor. Ayrıca uzun vadede Silivri'yi havaalanı yapımının düşünülmesi cazibesini artırıyor.

14) Çatalca-Büyükçekmece: Arazilerinin önemli bir kısmı göl ve baraj koruma havzası içerisinde yer alan bu ilçeler gelecekte İstanbul'da lüks yapılaşmanın merkezi olacak. Az katlı ve küçük taban oturumlu binaların yapımına izin verilen bölge İstanbul'un Avrupa yakasında gelir seviyesi yüksek kesimi çekecek.

15) Bakırköy: 1.5 milyar dolarlık değeriyle Türkiye'nin en değerli gayrimunkülünün bulunduğu Bakırköy'de Ataköy turizm kompleksinde iyileşme çalışmaları sürüyor. Yeni yapılacak binalar ile çok daha değerli ve etkin duruma gelecek olan Ataköy Turizm Kompleksi'ne ilave olarak ilçeye yeni yatırımlarının yapılması gündemde.

16) Bayrampaşa: Cezaevinin kent dışına taşınması planları yapılıyor. Cezaevinin yerine konutlar ve alışveriş merkezleri yapılacak. Ayrıca ilçede geniş çaplı bir kentsel dönüşüm projesi gündemde.

KAYNAK:  WWW.MİLLİYET.COM.TR   19.10.2005

VII.ISTANBUL  YEREL VE MERKEZ YÖNETİMİN TURİZM      
       İÇİN FAALİYETLERİ:

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığında toplanan Turizm Geliştirme Platformu'nun hazırladığı raporda, turizmi geliştirmek için ilginç öneriler getiriliyor. Bunların bazıları şunlar: Fetih günü kutlanmasının. İçki yasağı kalksın. Simitçileri Cemil İpekçi giydirsin.  Raporda, simitçi ve piyangoculara modacı Cemil İpekçi'nin kıyafet hazırlamasından, Taksim ve Sultanahmet'te içki kısıtlamasının kaldırılmasına kadar birçok öneri yer alıyor.

Simitçi ve piyangoculara çağdaş kıyafet
Büyükşehir Belediye başkanlığında toplanan platformun hazırladığı raporun İstanbul'un turizmini geliştirmek için kısa vadede yapılacak işler bölümünde, simitçi ve piyangocuların kıyafetlerinin çağdaş bir görüntüye kavuşturulması da yer alıyor. 10. maddede, "Simitçiler, piyangocular için kıyafet tasarımı. Cemil İpekçi ile görüşülecek" deniyor. Kıyafetler için öneri götürülecek olan modacı Cemil İpekçi ile Belediye Başkanı Kadir Topbaş yakın arkadaşlar. Topbaş'ın danışmanı Tülin Ersöz'ün proje direktörlüğünü yaptığı "Turizm Geliştirme Platformu"nun dikkat çekici önerilerinden biri de, İstanbul'un fethinin yıldönümlerinde düzenlenen "Fetih Günleri"nin kaldırılması.

Boğaz'ın ortası turizme açılıyor

İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Boğaziçi Köprüsü'nün manzarasını turizme açıyor. Belediye tarafından oluşturulan Turizm Geliştirme Platformu'nun geliştirdiği proje uyarınca; köprü üzerinde turistik gezilerin yapılması için, kurşun geçirmez hidrolik camdan, koridor şeklinde bir yaya tüp geçidi yapılacak.

En büyük hedef turistler

Rüzgarın etkisini önlemek ve güvenliği sağlamak amacıyla kapalı olması planlanan gezi alanına ise çift kademeli şeffaf asansörlerle çıkılacak. Asansörlerin kapasitesi 25 ile 30 kişilik arasında olacak. Her iki yakadaki Asya ve Avrupa tabelaları da ışıklı olarak köprünün ortasına alınacak. 20 senedir bir çirkinlik abidesi olarak boy gösteren 15 katlı Park Otel için de çalışma başlatıldı. Boğazdaki çirkin görüntü şehir ressamlığıyla, şehre ve mekana uygun renklerle kamufle edilecek.

Platformun bazı önerileri şunlar:

-Hoş  geldin İstanbul Ofisi oluşturulmalı(Bütün batılı ülkelerde yabancı dil bilen elemanlarla,  ..broşürlerle donatılmış turistlere  bilgi ofislerden Türkiyeyi yoksun bırakmamak lazım)

-Sultanahmet ve Beyoğlu'nda içki yasağı kaldırılmalı

-Eminönü'nde caz festivali düzenlenmeli.

-İstanbul festivalleri varoşlara taşınmalı.

-Boğaziçi Köprüsü ışıklandırılmalı.

-Beyazıt'ta Yeniçeri Müzesi kurulmalı.

-Uluslararası Osmanlı Sempozyumu düzenlenmeli.

-Beyazıt Meydanı'ndan otobüs durakları kaldırılmalı.

- Kola reklamları, plastik tenteler, buzdolapları kapalı mekânlara alınmalı.

-Boğaziçi Köprüsü'ne yaya tüp geçit yapılmalı.

- Avrasya Maratonu, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne alınmalı.

- Sokak isimleri artık değiştirilmemeli.

-Gazosmanpaşadaki  Taş Ocakları ile Alibeyköy Barajı arasındaki Safari Park

  Hayvanat Bahçesi,Restorantlar v.s)     

-Tarabya sıtlarında Sağlık parkı (göletler, ormanlar)

-Florya’da akvaryum parkı

-Haliç de kongre merkezi ve Sütlüce  önünde 4 Osmanlı gemisi (otel olarak)

-Camlıca da ve Maslak da panoramalı kule projesi

-Büyükçekmece’ de sahilde çevre parkı projesi İstanbul Valiliği'nin yönetiminde kurulan Beyoğlu Turizmi  
 Geliştirme Platformu, sivil inisiyatif, yerel yönetim, merkezi yönetim ve meslek gruplarının daha zengin bir
 ortaklığa dönüştü. 2002 yılında kurulan Beyoğlu Turizmi Geliştirme Platformu çalışmalarına halen devam
 ediyor. Beyoğlu ölçeğinde başarıyla yürütülen projelerin, üst ölçekli bir yaklaşımla şehir geneline yayılması
 ve sadece Beyoğlu'nun değil tüm İstanbul'un turizm geleceğinin planlanması düşüncesiyle, "İstanbul
 Turizmi Geliştirme Platformu" kuruldu."İstanbul Turizmi Geliştirme Platformu"; İstanbul Büyükşehir
 Belediye Başkanı Dr. Mimar Kadir Topbaş ve İstanbul Vali Yardımcısı Cumhur Güven Taşbaşı'nın yanı sıra,
 aralarında turizmci, eğitimci, gazeteci, yazar, sanatçı, işadamı, mimar, şehir plancısı, ekonomist, dernek
 ve vakıf yöneticilerinin de bulunduğu, turizm gönülülerinden oluşuyor.İzlenen süreç sonucu gelinen noktada,
 İstanbul Turizmi Geliştirme Platformu'nun çalışmalarını koordine edecek, katılım sağlayacak, uygulama ve
 denetim işlevlerini üstlenecek bir birimin gerekliliğinin ortaya çıkmasıyla da "İstanbul Turizm Atölyesi"
 kuruldu.Yerel kalkınma odaklı bir turizm gelişimi sağlamayı ilke edinen "İstanbul Turizm Atölyesi", kentin
 binlerce yıllık kültür mirasına sahip çıkarak, bu birikimi dünya vatandaşıyla paylaşacak bir köprü vazifesi
 görecek. Proje Direktörü Mimar Tülin Ersöz'ün koordinasyonunda çalışmalarını sürdürecek olan İstanbul
 Turizm Atölyesi, İstanbul'un dünya kentleri arasında "Turizm Liderliği"ne taşıyacak çalışmaları hayata
 geçirecek.

Şehri Güzelleştirmenin Yolları

Geleceğin 24 saat yaşayan şehirlerini yaratmak için dünyanın en ünlü aydınlatma tasarımcılarından Duilio Passariello, İstanbul'da aydınlatma tasarımlarını sunacağı ve Philips'in düzenlediği bir konferans verecek.

 “Şehir Güzelleştirme Uygulamalarında Yeni Trendler"
Passariello, aydınlatma disiplininin geldiği noktayı ve şehir plancılığındaki önemini şöyle dile getiriyor:

“Şehir güzelleştirme uygulamalarında yeni trendler nicel yaklaşımdan (teknik gündemler) nitel yaklaşıma (sanatsal gündem) doğru yönlenme olarak tanımlanabilir. Aydınlatma disiplini yöntemleri artık başlı başına bir sanat olmuştur ve bunun sonucu olarak da tiyatrodan mimariye, tasarıma kadar değişik alanlarla ilgilenen yeni aydınlatma tasarımcıları şehir aydınlatması konusunda en yetenekli profesyoneller olarak görülmektedir. Güçlü kavramsal yaklaşımlar, yeni şovlar yaratma, ağ teknolojilerinin kullanımı ve kirlilik gibi konular profesyonel ortamda dikkat etmemiz ve önem vermemiz gereken temel değerler olmuştur.Sahne sanatlarının gelişimi aydınlatmanın odak noktasını altyapı, inşaat ve hammaddeden estetik, süs ve tasarım konularına taşımıştır. İki delil bu hızlı değişimi ispatlar. Eğer yıllar önce anıtların aydınlatması kalıcılık (statik ışık) durumunun yaratılmasını gerektirdiyse bugün bizler kalıcı dönüşüm (dinamik aydınlatma) ihtiyacı duyuyoruz. Geçmişte tiyatroları dekore etmek için kullanılan avizelerin yerini şimdi sahneyi aydınlatan ışıkların yer aldığı tavanlar aldı. Bu değişim bir parça ışığın tek başına bir ortam/eleman olarak karşımıza çıkmasının ve bu yüzden de kültürümüzün bir parçası olmasının bir sonucudur.akip eden elemanlar, konumuz olan Şehir Güzelleştirme konusunda trend yaratıcılar olarak gördüğüm en önemli gelişmeler: Ağ oluşturma, Optik kontrolüdür.

 

VIII. EK: İSTANBULDA BİR AYVANSARAYDAN-
                 FATİHDEN BİR PRAG ÇIKACAK!.

"Fatih'in imaj sorunu vardı. Turistler Fatih'e geldiklerinde yalnızca Kariye Müzesi'ni ziyaret ederdi. Artık böyle olmayacak." diyor Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir. Fatih şu sıralar şantiye görünümünde. Çünkü bölgede yeni bir kültür turizmi güzergâhı için çalışmalar sürüyor. Ayvansaray Kültür ve Turizm Güzergâhı Edirnekapı'dan başlıyor ve Kariye Müzesi, Tekfur Sarayı, Anemas Zindanları, Türk Mahallesi ve Zeyrek'i de içine alarak Fener, Balat'ta son buluyor. 9 kilometrelik yol farklı renkte granit taşlarla döşenecek. Güzergâha ilk kez gelen biri bile yönünü kaybetmeden Edirnekapı'dan Fener'e gidebilecek.Projenin en önemli özelliği ise tarihi eserlerin yaşayan mekânlar haline getirilmesi. Mustafa Demir, "1453'ten beri böyle bir çalışma yok. Bu güzergâh yürüyerek 4,5 saatte dolaşılıyor ve insanı hiç yormuyor. Ayvansaray da tıpkı Prag gibi olacak ama buradan 10 Prag çıkar. Çünkü Roma, Bizans ve Osmanlı'ya ait olağanüstü eserleri karşınızda buluyorsunuz." diyor.

Demir iki ay önce başlanan çalışmalarla ilgili de ayrıntılı bilgi veriyor.

Tekfur Sarayı
Edirnekapı'daki saray, "Kaşıkçı Elması"nın bulunduğu ve dünyanın ayakta kalmış tek Bizans sarayı. VIII. Mihael'in oğlu Konstantinos Porfirogennetos tarafından yaptırılan sarayda Bizanslılar taç giyme ve tahta çıkma törenlerini gerçekleştirirmiş. Osmanlılar taş ve tuğladan yapılan üç katlı sarayı, 1724'ten sonra çini yapım atölyesi, hayvanat bahçesi ve kibrit fabrikası olarak kullanılmış. 1864 yangınında dört duvar haline gelmiş.

Demir, göreve geldiği ilk günlerde Tekfur Sarayı'na girmeye çalışırken başından geçenleri şöyle anlatıyor: "Kapılar kapalıydı. Burada yaşayan çocuklar beni bir şekilde içeri soktu. Sarayın içine bir gecekondu yapmışlar. Bu, dünyanın neresinde görülmüş? Restorasyon için Borusan ile protokol imzalama aşamasındayız. Kaba inşaatı 2 trilyon liraya mal olacak. Esma Sultan Yalısı'nın mimarlarından Gökhan Avcı da bizimle birlikte çalışacak. Burasını Esma Sultan Yalısı gibi yapacağız. 1,5 ay önce içeri girmeye çekiniyorduk, 2 yıl sonrasını düşünün... Dünya çapında konserlerin, davetlerin verileceği bir mekân olacak."

Anemas Zindanları
Haliç'e yakın eski sur duvarlarına bitişik olarak inşa edilmiş 14 hücre odasından ve bu odaların altındaki iki katlı bodrumdan oluşuyor. Bizans'tan günümüze ayakta kalan tek yeraltı zindanı. Adını Arap asıllı bir Bizans askeri olan Mihael Anemas'tan alıyor. 1107 yılında İmparator Aleksios'a karşı suikast tasarlarken yakalanan Anemas'a, gözlerine mil çekilerek kör edilme cezası verilmiş, buraya hapsedilmiş ancak imparatorun kızının yardımıyla kurtulmuş. Soylu zindanları olarak bilinen Anemas'ta ayrıca birçok imparator tutuklu kalmış.

"Buraya ilk geldiğimde tam anlamıyla şoke olmuştum. Zindanın anahtarları buradaki delikanlıların elinde. İstediklerini içeri alıyor, istemediklerini almıyorlar. Turistlerden para alıp içeriyi gezdiriyorlar. Bu kadar güzel bir yapının nasıl bu kadar hoyratça kullanıldığını, görmezden gelindiğini tahmin bile edemezsiniz." diyor Mustafa Demir. "İki aydır 60 kişilik bir ekip çalışıyor. Zindan ve çevresinde arkeolojik araştırmalar yapılacak. Ortaya çıkacak eserler İstanbul'un kültürel yaşamına yeniden kazandırılacak. Cüneyt Arkın'ın rol aldığı tarihi filmlerin mekânında artık konserler düzenlenecek, kafeler açılacak. İçinde sergi mekanları ve gezi yolları oluşturulacak. Her gün 200 turist burayı ziyaret ediyor ama 2007'de Anemas Zindanları'nı duymayan kalmayacak."

Zeyrek Sarnıcı
1200 yıllık Zeyrek Sarnıcı, Bizans İmparatoru II. İonnes Komnemos tarafından su deposu olarak yaptırıldı. 50 metre uzunluğunda, 18 metre enindeki sarnıcın üzerinde Piri Mehmet Paşa'nın yaptırdığı Soğukkuyu Camii'nin kalıntıları var.

Önünden her gün binlerce insan geçtiğini, ama kimsenin içinde ne olduğu bilmediğini söylüyor Mustafa Demir ve ekliyor "Burası kimi zaman sebze meyve deposu olarak kullanılmış, son zamanlarda da tinercilerin mekanı olmuş. Dışarıdan kötü görünüyor ama içerisi muhteşem güzel. Mülkiyet sorununu çözdük, burası artık Fatih Belediyesi'ne ait. 2006'nın sonuna doğru projelendirmesini tamamlayacağız. Şu an temizlik çalışmalarını yapıyoruz. Üst taraftaki evlerden gelen pis sular buraya akıyordu. Bunun yalıtımını yaptık. Çok iyi bir havalandırma ve aydınlatma ile tarihi bir sergi salonu olacak. Kültür ve sanatın hizmetine sunulacak sarnıçta bienal, uluslararası sergiler yapılabilir. Artık sergi için burayı kullanabilecek kültür yatırımcılarını bekliyoruz."

Gençağa Sokak
Gençağa Sokak'ı trafiğe kapatarak Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdiklerini anlatan Demir şöyle devam ediyor: "Çünkü daha önce caddeler yayalaştırılmıştı ama ilk kez bir sokak için yapıldı bu. Yedikule Gençağa Sokak çok ilginç bir yer oldu. İnsanlar evlerinin önüne masa koyuyor, bir araya geliyor, sohbet ediyor, komşuluklarını tazeliyor. Her akşam kilimlerini seriyor, çay demliyor, nargilelerini içiyorlar. Biz tarihi yarımadada yaşayan eski kültürleri ortaya çıkarmaya çalışırken komşuluğu da ortaya çıkardık. Bu sokakta doğmuş, 70 yaşında olan insanlar var. İnsanlar gönül rahatlığıyla çocuklarını sokağa bırakıyor, araba çarpacakmış diye dert etmiyorlar. Burada 200 ev var ve diğer sokak sakinleri de aynı uygulamayı istiyor. İleride 10 sokağı da yayalaştırmayı düşünüyoruz."

KAYNAK: WWW.MİLLİYET.COM.TR  25.9.2005



IX.  EK: KADIKÖY-İSTANBUL İLÇESİNİN  TURİZME
              KAZANDIRILMASI:
                                                                                                     

 

HEPİMİZİN BİLDİĞİ GİBİ TÜRKİYE, ÖZELLİKLE’DE ISTANBUL VE BU ARADA KADIKÖY İLÇESİ’DE  YAPISAL EKONOMİK DEĞİŞİM SONUCU  KOBİLER  EKONOMİK SORUNLAR YAŞIYOR. NEREYE GİTSENİZ İŞSİZLİKTEN VE SATIŞLARIN DÜŞÜKLÜĞÜNDEN YAKINILMAKTADIR.

 

1.KADIKÖY BELEDİYESİ KADIKÖYDEKİ İŞ YERLERİNİN CİROSUNUNGENİŞLETİLMESİ  İÇİN  NE  YAPABİLİR?

 

-GENEL EKONOMİK DURUMUN VE TOPLUMSAL GÜVENİN SAĞLANMASI  İLE   SATIŞLAR ARTAR. BU KONUDA KADIKÖY BELEDİYESİNİN YAPABİLECEĞİ    BİRŞEY YOKTUR.

-İSTANBULDA ORTAYA ÇIKAN TERÖR OLAYLARINA RAĞMEN ORTA VE UZUN  VADEDE BU KENTİN VE ÖZELLİKLE KADIKÖY GİBİ  İLÇELERİN  “EKONOMİK KURTULUŞU” ANCAK İÇ VE DIŞ TURİZM İLE OLABİLİR. BUGÜN BU İŞLERE  BAŞLANILSA ANCAK 2-3 YIL SONRA MEYVELERİ ALINIR.

 -İSTANBULDA  SANAYİ GİDEREK KENT DIŞINA TAŞINMAKTADIR. UZUN   VADEDE TÜRKİYEDE İSTANBULUN  TİCARET, FİNANS , KÜLTÜR VE SANAT     MERKEZİ OLMASI, BU NÜFUSDAKİ BİR KENTE VE KADIKÖYE YETERLİ    İTİCİ  EKONOMİK GÜÇ SAĞLAMAZ. HALİYLE TURİZMİN İSTANBULDA  GELİŞMESİ KENT VE KADIKÖY İÇİN İVEDİ ÖNEM TAŞIMAKTADIR. FABRİKALAR KURMAK İÇİN BÜYÜK SERMAYELER GEREKLİDİR, AMA

TURİZMİN  FABRİKALARI OLAN TARİHSEL YAPITLAR , GÜZEL    MANZARALI  KIYI ŞERİTLERİ VE BİRÇOK GÜZEL TESİSLER HAZIR    BULUNMAKTADIR. SONUNCULARINI YENİLEME,GÜZELLEŞTİRME  VE ÇOĞALTMA  OLANAKLARI VAR.

2. NEREDEYSE BÜTÜN TARİHSEL YAPITLAR SULTANAHMETDEYKEN KİM GELİR KADIKÖYE?

-TABİİKİ SULTANAHMETDEKİ TARİHSEL YAPITLARI SÖKÜP KADIKÖYE  YERLEŞTİREMEYİZ, AMA KADIKÖY 

  İLÇESİNDEKİ GÜZELLİKLERİ  GÖRMEZLİKTEN GELEMEYİZ.     BİR ALMANA ZAMANINDA  İSTANBULU
  NASIL BULUYORSUNUZ DİYE   SORUNCA ,” İSTANBULUN BİR ÇOK YÜZÜ VAR , FATİH  TAHRANA,
  CİHANGİR  PARİSE, MODADA SAN FRASİSKOYA BENZEMEKTEDİR”  YANITI İLE KARŞI  KARŞIYA
  KALDIM.

-30 YIL DIŞARIDA YAŞAMIŞ VE EĞİTİMİNİ ORADA TAMAMLAMIŞ VE YILLARCA DIŞ ÜLKEDE ÇALIŞMIŞ
  BİR KİŞİ OLARAK TANIDIĞIM BİRÇOK  İŞADAMINI  VE ARKADAŞI  SULTANAH-METDE, BEYOĞLUNDA,
  BOĞAZDA, ADALARDAMODADA   BAĞDAT CADDESİNDE  VE  
FENERBAHÇEDE   GEZDİRDİK.

-BU ARADA BİRÇOK YABANCININ MODAYI SAN FRANSİSKO VE SANDİEGOYA BENZETTİĞİNE TANIK  
 OLDUM. BİRÇOĞU BAĞDAT CADDESİNİN  GENİŞLİĞİNİ VE  DAHA NEZİH BİR GÖRÜNÜMDE OLAN
 KADIKÖY İLÇESİNDEKİ BİNA YAPILANMASI DİKKATLERİNİ  ÇEKTİĞİNİ  BELİRTTİLER. AYNI ZAMANDA
 BİRÇOK YABANCI  KADIKÖY İLÇESİNDE  DİĞER İSTANBUL  İLÇELERİNE GÖRE DAHA ÇOK  NİTELİKLİ
 İNSANLARIN  BULUNDUĞU VE BURADA KENDİLERİNİ DAHA RAHAT HİSSETTİKLERİNİ  SÖYLEDİLER. BU
 ARADA SULTANAHMET, ADALAR VE BOĞAZIN YANINDA  MODA,  FENERBAHÇE VE BAĞDAT CADDESİ 
 BÜYÜK BEĞENİ KAZANDI.
 


3. NEDEN TÜRK TURİZMCİLER  TURİSTLERİ GEZDİRİRKEN İSTANBULUN
 AVRUPA YAKASINA
    YOĞUNLAŞIP, ASYA YAKASINI İHMAL EDİYORLAR?

 BU KONUYU BİRÇOK TURİZMCİYE SORDUM VE BİRÇOĞUNA İSTANBULUN  EN UYGAR  YÜZÜNÜDE TURİSTE  
 GÖSTERMELİYİZ DEDİM VE DEĞİŞİK YANITLAR ALDIM:

 
  -BİR DÜKKAN SAHİBİ  DEDİKİ: “ TURİZM  REHBERLERİ  80 YILLARININ BAŞINDA BİLE TURİSTLERİ
    TARİHSEL  YERLERİ  GEZDİRDİKTEN SONRA KALAN ZAMAN İÇİN
  YABANCILARI  KOMİSYON
    BAZINDAKİ  ANLAŞTIKLARI DÜKKANLARA TIKAYIP,
  GELİRLERİNİ  TAKVİYE EDİYORLAR.”
   SONUNDADA SÖZLERİNİ “VAKİT NAKİT” DİYE
 NOKTALADI.  ŞİMDİ BU KOMİSYON BAZINDAKİ    
   ANTLAŞMALARI TURİZM ŞİRKETLERİ
 DÜKKANLARLA YAPIYORLARMIŞ.

 - BİR TURİZMCİ SÖYLEDİKİ:”BİZ TURİSTLERİ ONLAR  İÇİN YAŞAMLARINDA  TARİHSEL BİR OLAY  DİYE
   BOĞAZ KÖPRÜSÜNDEN OTOBÜSLE AVRUPA  KITASINDAN ASYA TARAFINA 
GEÇİRİYORDUK, FAKAT 
   ÇAMLICADA  TURİSTLER İÇKİ  İÇEMEDİĞİ İÇİN  ORALARA
 GİDİŞLERİ SEYREKLEŞTİRDİK.”  

 -BAŞKA BİR TURİZMCİ BELİRTDİKİ: “SULTANAHMETDE BİLE OTOBÜSLER  İÇİN PARK EDECEK YER
   BULAMIYORUZ VE GÖREVLİLERE MADDİ
     KATKILARLA OTOBÜSLERİ BİR SÜRE PARK ETİĞİMİZ  
  YERLERDE    TUTABİLİYORUZ. KADIKÖY  BELEDİYESİ BU KONUDA  GEREKSİNMELERİMİZİ HİÇ  GÖZ 
  ÖNÜNDE  TUTMUYOR. ÜSTELİK  KADİKÖYDE TRAFİK SORUNLARI VAR..ÜSTELİK TURİSTLERE HİTAB EDEN    
  EL İŞİ PAZARLARI YOK.”

4.BU TURİSTLERİN KADIKÖYE GELMESİNDE BELEDİYENİN NE YARARI VAR?

 -BELEDİYE,ESNAF,KASDAV VE HALK İLE İŞBİRLİĞİ YAPARAK BU  PROJE DAHA  
   
GERÇEKLEŞMEDEN ÖNCE BİLE, BÜYÜK BİR TOPLUMSAL  ŞEVK  YAKALANABİLİR VE  BU ŞEVKİN 
   
RÜZGARIYLA  CHP TOPLUMLA  DAHA İÇ İÇE OLABİLİR. BU PROJENİN MEYVELERİ TOPLANIRKEN  HEM  
  ESNAFIN HEMDE  BELEDİYENİN GELİRLERİ ARTMIŞ OLUR  VE  BU ARADA TÜRKİYE   ÇAPINDA  CHP NİN 
  
NELER  YAPABİLECEĞİNİ HALKIN BELEDİYE  BAZINDA GÖRME İMKANI OLUR.

   KADIKÖY  TÜRKİYENİN TURİZM GELİRLERİNİN 1% TEMİN ETSE, BU 100 MİLYON US-DOLLAR EK CİRO
    VE EKONOMİK DURUMA GÖRE KADIKÖYDE 2000 İLE  3000 KİŞİYE YENİ İŞ İMKANI DEMEKTİR.

   BU ARADA  İSTANBULUN  ASYA YAKASINDA TURLAR DÜZENLENDİĞİ  ZAMAN  KADIKÖY İLÇESİ GEÇİŞ,
   KONAKLAMA  VE GEZİ YERİ OLABİLİR. BUDA KOMŞU BELEDİYELERİN İŞBİRLİĞİNİ GEREKTİRİR.

 -KURTKÖY HAVA ALANINA İNEN ARTAN MİKTARDAKİ CHARTER UÇAKLARININ TURİST YOLCULARI BU  
  KONUDA BİR POTANSİYEL OLUŞTURMAKTADIR. BU TURİSTLERİN HAVA  ALANINDA İNİP  AVRUPA
  YAKASINDAKİ OTELLERE GÖTÜRÜLMESİNİ ÖNLEYİP BUNLARIN KADIKÖY İLÇESİNDE KONAKLAMALARINI
  SAĞLAMALIYIZ.     BELEDİYE ,TURİZM
ŞİRKETLERİ VE  SİVİL ÖRGÜTLER ELE ÇALIŞMALI.

 

5.KADIKÖY BELEDİYESİ BU KONUDA NE YAPMASI GEREKİYOR?

-MODADAKİ  KASDAV RESTORANTIN ÖNÜ  TURİST OTOBÜSLERİ İÇİN PARK  YERİ OLUŞTURMALI.

-FENERBAHÇEDE BAZI RESTORANTLARIN YERİ TURİST  OTOBÜSLERİ İÇİN  UYGUN BİR PARK YERİ
  SAYILIR.

-TURİZM OTOBÜSLERİ BELEDİYE OTOBÜSLERİNİN GÜZERGAHINI  KULLANABİLMELİ
-BELEDİYE, TURİZM ŞİRKETLERİ , CHP, ESNAF, SİVİL ÖRGÜTLER BU  KONUDA GÖRÜŞÜP    
  İŞBİRLİĞİ YAPMASI ÖNEMLİ BİR ADIM SAYILIR  ÖZELLİKLE  TURİZM
 ŞİRKETLERİNİN KADIKÖY
  BELEDİYESİNDEN   İSTEKLERİNİ DİNLEMEKTE YARAR 
 VARDIR

-BU ARADA KADIKÖYDEKİ  MANZARA GÖRÜNTÜLÜ  TURİSTLERE  CAZİP  GELEBİLECEK TÜM TESİSLERİN    
 ENVANTERİNİ ÇIKARIP  BU  
GÖRÜŞMELERE  KATMALIDIR.  BU ARADA  KALAMIŞDAKI DİVAN
 TESİSLERİ  BİRER ÖRNEK  SAYILIP 
 SAHİL ŞERİDİNDE BU TÜR TESİSLERİN  ÇOĞALMASINI 
 DESTEKLEMELİYİZ.

-ADALARDA (İSTANBULDA )TURİSTİK TESİSLER YAPILDIĞI ORANDA  VE  BURADA  PLAJ-DENİZ  
 TURİZMİ İLE KÜLTÜR KOMBİNASYONLU TURLAR  SUNULDUĞU ORANDA 
İSTANBULA VE KADIKÖYE
 GELEN TURİSTLER  ARTAR

-BU ARADA KADIKÖYDE BULUNAN ESKİ GÜZEL KİLİSELERİ GÖZ ÖNÜNDE  TUTARAK DİNİ TURİZMİ
  TEŞVİK ETME OLANAKLARI VARDIR. İNTERNET   İLE AVRUPADAKİ
  DİN FAKÜLTERİNE YALNIZ
  E-MAİL ATIP İSTANBUL  TURLARI DÜZENLENDİĞİ
  BELİRTİLSE BİLE , BÜYÜK MİKTARDA TURİST 
  ÇEKME OLANAĞI OLUŞUR.

-OLUŞTURULAN YENİ  KÜLTÜR MERKEZLERİ  TURİSTLERİDE İLGİLENDİRECEK GÖSTERİLER İLE 
  TURİSTLERİN UĞRAK YERLERİ  HALİNE GETİRİLMELİDİR.

-KADIKÖYDEKİ TRAMVAY SEFERLERİ  2 TRAMVAYA ÇIKARILIP  İŞ   BAŞLAMA VE İŞ ÇIKIŞ
  SAATLERİNDE  YERLEŞİKLERİN KULLANIMI  SAĞLANMALI . DİĞER ZAMAN-LARDA  BİR TANE  
  TRAMVAY TURİSTLERİN  KULLANIMINA  AÇILMALI . BU TRAMVAYI TUR ŞİRKETLERİ SAATLİ  
  KIRALIYABİLMELİ.

-E-5 KARA YOLUNUN ÜSTÜNDEKİ DERİ VE KONFEKSİYON TOPTANCI  MAĞAZALARINA TURİSTİK
 TURLAR DÜZENLENMELİ.

-BİR GÜN ŞİLE DEKİ BİR OTELDE HAFTA SONU KALMAYI  KARARLAŞTIRDIK. BU ARADA BİRÇOK
  RUS İŞ ADAMININ  TÜRKİYEDEKİ  GÜNLERİNİN BİR KISMINI  
İSTANBULDA İŞ İÇİN GEÇİRDİĞİ,
  BİR KISMINIDA  ŞİLEDE DENİZ TATİLİ OLARAK  
GEÇİRDİĞİNİ GÖRDÜK. BU TÜR  YABANCILARIN 
  İSTANBULDA  KALDIKLARI 
 SÜRENİN BİR KISMINI  KADIKÖY RIHTIMINDAKİ  OTELLERDE
  GEÇİRİP  RAHATLIKLA 
 İSTANBULUN  HER TARAFINA  ULAŞMALARI  OLANAKLI. 

-ENFORMASYON OFİSİ:

 BÜTÜN BATILI ÜLKELERDE TRENDEN İNDİĞİNİZ ZAMAN YAKINDA BİR    TURİST  ENFORMASYON OFİSİNİ 
 BULURSUNUZ. BU TURİZM
 ENFORMASYON BÜROSUNDA KENTLE İLGİLİ HER TÜRLÜ BİLGİ VERİLİR. 
 BURADAKİ  KİSİLER YABANCI DİL BİLİP   HANGİ OTELLER  MEVCUT  OLDUĞUNU, FİATLARIN  NE    
 DÜZEYDE OLDUĞUNU, HANGİ OTELLERİ  KESİNLİKLE TAVSİYE  ETMEDİKLERİNİ BELİRTİP,
 SORULAN YERLERİ   ŞEHİR HARİTASINDA GÖSTERİP,  KALKAN TRENLERİN, VAPURLARIN ,

 OTOBÜSLERİN SAATLERİNİ BİLDİRİP TURİSTLERE HER TÜRLÜ KOLAYLIĞI GÖSTERİYORLAR.

 DEĞİL KADIKÖY’DE BEYOĞLUN’DA BİLE BÖYLE BİR OFİS YOK. BİZ  BEYOĞLUNDA EŞİMLE  BİR EĞLENCE
 MERKEZİ ARARKEN BİLE BÖYLE BİR  OFİSİN YOKLUĞUNU HİSSETTİK. YANİ DEĞİL YABANCI TURİSTLER,
 DEĞİL   ANADOLUDAN İSTANBULU GEZMEYE GELEN İNSANLAR,  İSTANBUL GİBİ  BÜYÜK BİR KENTİN
 YERLEŞİKLERİ  İÇİN BİLE BÖYLE BİR  OFİS BİR  GEREKSİNİM SAYILIR.

 DEVLET DEMİR YOLLARININHAYDARPAŞA GARINDA  BİRŞEY SORMAK İÇİN  GİTTİĞİMDE YABANCILARIN 
 TREN TARİFESİ SORULARINI  BİZİM TDDY  MEMURLARI EL KOL HAREKETİ İLE ANLADIKLARI KADARIYLA 
 YANITLAMAYA ÇALIŞTIKLARINI GÖRDÜM. SONUNDA  ANLATANIN  VE  SORANIN HALİNE ACIYIP BENDE
 ÇEVİRMENLİK YAPTIM. BU TURİSTLER

 ÜLKELERİNE DÖNÜNCE ÜLKEMİZ HAKKINDA NE DERLER? YANITLARINI  İŞİTİR GİBİ OLUYORUM:”
 MİSAFİRPERVER İNSANLAR, YEMEKLERİDE GÜZEL,  FAKAT .......”  MUTLAKA İLÇELERİN MERKEZİ
 YERLERİNDE BU TÜR OFİSLER OLMALIDIR. YUNANİSTANDA  DEVLET DEMİRYOLLARININ EN TENHA
 İSTASYONLARINDA BİLE YABANCI DİL BİLEN ELEMANA RASTLADIM. ACABA NE ZAMAN ERZURUM TREN  
 İSTASYONUNDA YABANCI  DİL BİLEN
ELEMAN OLACAK?

DERLEYEN VE YAZAN: M. UĞUR  CAN

 

KAYNAKLAR:

-RİCHARDS GREG: CULTURAL TOURİSM İN EUROPA, CAP İNTERNATİONAL, 1996

-HALİM BULUOĞLU: TURİZM GAZETESİ .COM 28.12.2004

-BİLGE OĞUZ: İSTANBUL.COM, EDİTÖRÜ,

-ERSİN KALKAN. SULTANAHMETONLİNE.ORG

-BAŞARAN ULUSOY, HALİÇ TURİZM SEMPOZYUMU, 4-5.10.2003

-SİNAN KOCAPINAR, TURİZMHABERLERİ.COM

-TÜRKİYE KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI WEB SİTESİ:

  WWW.KULTURTURİZM.GOV.TR

- WWW.MİLLİYET.COM.TR   25.9. ve 19.10.2005

- HAKAN ÇİFTÇİ, SULTANAHMETONLİNE.ORG  12.4.2001